BÜYÜK TAARRUZDA NURETTİN PAŞA SAVAŞ MEYDANINI
DÜRBÜNLE SEYRETMEYİ TERCİH EDİYORDU
Broşürün sekizinci sayfasında, Nurettin Paşa'nın dürbünle bakarken
alınmış bir resmi vardır. Bu resmin altında şu sözler yazılıdır
:
"26 Ağustos 1922 taarruz günü Kocatepe gözetleme yerinde
Karahisar Meydan Muharebesini idare ederken alınan fotoğraflarıdır.
O gün hep aynı tepedeydik. Dürbünle bakanlar çoktu. Dürbünle en
çok bakanlar, özellikle gözetleme görevi verilen subaylardı. Gerçekten,
Nurettin Paşa'nın da savaş meydanını dürbünle seyretmeyi tercih
ettiğini ben de farketmiştim.
Karahisar - Dumlupınar Meydan Muharebesi yapılırken, "Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin yapıldığı gün" bir aralık, Nurettin
Paşa'yı kolordu komutanı Kemalettin Paşa'nın (şimdiki Berlin
Büyükelçisi ) gözetleme noktasında, durumu dürbünle seyrederken
buldum. Birliklerimiz düşmanı yakından sıkıştırmış, nazik ve önemli
bir durum ortaya çıkmıştı. "Dürbünle seyretmeyi bırakınız"
Savaşı yakından ve bizzat idare etmek için, ileri ateş mevzilerine
gideceğiz" dedim.
Nurettin Paşa, bu kadar yaklaşmanın doğru olmadığını söyleyerek
gitmek istemedi. Canım sıkıldı. "Siz burada kalabilirsiniz"
dedim. Kemalettin Sami Paşa'ya : "Siz benimle geliniz!"
dedim ve otomobilime yürüdüm. Kemalettin Paşa : "emredersiniz"
dedi ve benimle beraber yürüdü. Bu davranış üzerine, dürbünün başında
yalnız bırakılan Nurettin Paşa'nın da arkamızdan geldiğini gördük.
Dediğim yere gittik. Yunan ordusunun esareti ile sonuçlanan o savaşı,
en ince noktalarına kadar bizzat idare ediyor ve gereken emirleri,
doğrudan doğruya kolordu komutanlarına ve diğer komutanlara ben
veriyordum.
Verdiğim emirlere göre tedbirler alınıp gerekli uygulamalara geçilirken, Ordu Komutanı Nurettin Paşa yanımda duruyor ve durumu seyrediyordu.
Bir aralık, kolordu komutanını benim yanımdan uzaklaştırarak bazı
emirler vermeye kalkışmış... Kolordu Komutanı bu emirleri uygulanabilir
nitelikte bulmamış; ordu komutanı ile kolordu komutanı arasında
neredeyse saygısızca bir çatışma durumu ortaya çıkmış. . . Kemalettin
Sami Paşa, Nurettin Paşa'nın yanından biraz sertçe bir muamele ile
ayrılmış. . Bu durumun farkına vardım. Kemalettin Sami Paşa'yı yanıma
çağırıp, sükûnet ve disiplini koruması gerektiğini söyledim. Daha
sonra, yalnız olarak Nurettin Paşa'yı çağırttım. Genel olarak bazı
sorular sordum ve anlatmak istedim ki, kolordu komutanına verdiği
emrin gerçekten de uygulanması mümkün değildir. Komutanlar, emir
vermiş olmak için emir vermezler. Gerekli, uygulanabilir olan
hususları emrederler ve emir verirken, kendini, o emri yerine getirecek
olanın yerine koymak ve emrin nasıl yerine getirilip uygulanacağını
düşünmek ve bilmek gerekir.
Hal tercümesi broşürünün 9' uncu sayfasında, Irak'tan sonra "Kafkas cephesine gitmiş olan Nurettin Paşa'nın 3 üncü Ordu Bölgeleri
Komutanlığı'nda ve Ordu Komutanlığı Vekilliği'nde bir süre"
bulunduğu yazılıdır. Bu görevlerin nasıl birer görev olduğunu ve
bu sürenin kaç gün olduğunu sormak lâzımdır.
Nurettin Paşa, Kafkas Cephesinden İstanbul'a dönüşünde "Aydın,
Muğla ve Antalya Bölgeleri Komutanı" ünvanı ile İzmir'e gitmiş
ve orada bulduğu, çoğunu 40 yaşından yukarı askerlik çağını aşmış
erlerin oluşturduğu dağınık birkaç birliği yeniden düzenleyerek
ve yeni tümenler kurarak 21' inci Kolorduyu meydana getirmiş.
Efendiler, kolordu kurma işi, son zamanda, Birinci Dünya Savaşı'nın fantezileri sırasına geçmişti. Özellikle, karşısında düşman
bulunmayan sabit bölgelerde, askerlik şubeleri ve başkanlıkları
kuruyormuşçasına bir kolaylıkla, kolordu komutanlıkları kurulur
ve yetkiler verilirdi. Gerçekten bütün savaş cepheleri imdat diye
feryat ederken, 21' inci Kolordu, değer verilen bir varlık olsaydı,
Aydın bölgesinde yüzüstü bırakılmazdı.
|