BEKİR SAMİ NE OLURSA OLSUN BARIŞ YAPMAK İSTİYORDU
B e k i r S a m i B e y, her ne pahasına olursa olsun barış yapma
taraflısıydı. Bu görüşünü 24 Aralık 1921 günlü raporunda
şöyle açıklıyordu:
Savaşın sürüp gitmesinin, bu memleketi ve bu milletin varlığını
tehlikeye koyacak kadar yıkıp yok edeceğini ve katlanılan bütün
fedakârlıkların boşa gitmiş? olacağını kesinlikle düşünmekteyim.
Savaşın devam ettirilmesinin dış ve iç düşmanlarımızın
ekmeğine yağ süreceğine, korktuğumuz belâ ve felâketleri
memleketin başına kendiliğinden çekeceğine bütün varlığımla
inanıyorum.Zâtıdevletlerinin üzerine düşen görev,dünyada
hemen hiçbir siyaset adamının omuzlarına yüklenmeyen en ağır
bir yüktür. Tarihte, beş altı asırda değil, belki on on beş
asırda bir kimseye ancak kısmet olabilen bir görevi üstlenmiş
bulunuyorsunuz. Her türlü aşırılıktan sakınarak,bugünün
yararları uğruna geleceğin gerçek yararlarını feda etmeyerek,
Türklük ile beraber bütün İslâm dünyasının geleceğini güven
altına almak için, pek yakın bir zamanda fazlasıyla gerçekleştirilebilecek
millî ve islâmî gayeyi kurtarmak ve güçlendirmek için, hattâ
geçici olarak fedakârlığa bile katlanmak sayesinde, zâtıdevletlerinin
dünya tarihinde ölümsüz bir ad kazanması ve Müslümanlık
binasına yeni bir şekil veren şahsiyet olması mümkündür. Aksi
halde, Türk milletinin ve bütün Müslümanlık dünyasının
esaret ve aşağılığa mahkûm olacağı bendenizce şüphesizdir.
Adınızı kıyamet gününe kadar bütün Müslüman nesiller için
kâinatın öğüncü olan Yüce Peygamber
Efendimiz'den sonra en kutsal bir ad ve yadigâr olmak üzere arkanızda
bırakmak ?şerefini ve fırsatını kaybetmemenizi, vatanseverlik
ve Müslümanlık gereği olarak arz etmeyi bir kutsal görev sayarım,
Efendim Hazretleri. B e k i r S a m i B e y, bütün bu düşüncelerle,özet
olarak, esaretten ve aşağılıktan kurtulmak için, kendisinin
Londra'da yaptığı sözleşmeler çerçevesinde Millî Mücadeleye
son vermeyi teklif ediyordu. Efendiler, B e k i r S a m i B e y'in
bu düşünceleri bende olumlu bir etki yaratmamıştır. İleri sürdüğü
düşünceler ve bunların dayandığı mantık, kendisiyle görüşme
ve tartışmanın bile gereksiz ve yararsız olduğu kanaatini uyandırmıştır.
|