TEVFİK PAŞA VE ARKADAŞLARI ANADOLU'YU İSTANBUL
HÜKÜMETİNE BAĞLAMAYA ÇALIŞIYORLAR
Tevfik Paşa, kabinesini toplamış, cevap verdi, bunu da olduğu
gibi bilginize sunacağım :
İstanbul, 29.1.1921
Ankara'da Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne
İlgi : 28 Ocak 1921 tarihli üç ayrı telgraftan.
Bugünkü Hükûmet, İstanbul ile Anadolu'nun birleşmesindeki
menfaatlere öteden beri değer verdiğinden bu maksatla iş başına
gelmiş ve şimdiye kadar bu uğurda çalışmıştır.
Milletin hâkimiyet haklarını korumak için sarf ettiğiniz
emeklerin ve verdiğiniz kurbanların, karşısında bulunduğumuz
elverişli durumu yarattığına, onda büyük ölçüde etkisi olduğuna
inanıyoruz. Bu sebeple millete bir yarar sağlayacak olan
tekliflerinizi kabule hazırız. Bu bakımdan bildirdiğiniz
hususlarla ilgili görüşlerimizi aşağıda açıklıyorum
Konferansa dolaylı olarak çağrılmanız tabiîdir. Çünkü İtilâf
Devletleri'nin temsilcileri buradadır. Bu bakımdan durumun, İstanbul'da
bulunan ve sizinle işbirliği yapmaya çalışan bir hükûmet vasıtasıyla
bildirilmesi pek tabiî görülmelidir. Şimdiye kadar Anadolu'yu
tanımaya bile lüzum görmeyen Avrupa hükûmetlerinin, özellikle
Anadolu delegelerinin konferansta bulunmasını şart koşmaları,sevindiricidir.
Bu bakımdan, bir şekil mes'elesine takılarak bu mutlu değişiklikten
yararlanmamak, millete karşı üzerinize aldığınız görev ile
asla bağdaşmaz.Zaten aramızda birleştiğimiz ilân edildikten
sonra, delegelerimiz ayrı gayrı değil,tek vücut demek olur.
Delegeler kararlaştırılan esaslar çerçevesinde konuşacaklarına
göre, bu konuda bir sakınca düşünülemez. Bundan dolayı devlet
ve millete karşı yüklendiğimiz görev, bu tarihî anda, bize
uzatılan elden yararlanmamızı kesinlikle emretmektedir. Bundan kaçınmanın,
Yunan iddiaları karşısında savunmasız kalınmasına ve
memleketimizin daha uzun zaman harp felâketlerine sahne olmasına
yol açacağı düşünülmelidir. Aslında, isteklerimizi konferans
huzurunda öne sürmek ve hakkımızı Avrupa'da duyurmak, konferansın
sonuçsuz kaldığı farzedilmiş olsa bile, yine zarar getirmez.
Zatıâlilerinin ve arkadaşlarınızın vatanseverlikleri, bu fırsatın
kaçırılmayacağının güvencesidir. Şimdiye kadar eski hükûmetlerce
alınmış ve her iki taraf için kötü sonuç vermiş olan
kararların kaldırılması tabiî olduğundan, aramızda artık ayrılık
ve gayrılık kalmamıştır. Ancak,İstanbul işgal altında
bulunduğundan, burada hükûmet işlerinin büsbütün ve tamamen
İtilâf Devletleri'nin eline geçmesine ve böylece antlaşmadaki
İstanbul'la ilgili maddelerin yürürlüğe konmasına yol açacaktır.
Ayrıca, harp halinde bulunduğumuz Yunan askerlerinin şu sırada
İstanbul ve dolaylarında bulunuşu da, bu teklifleri uygulanamaz
bir duruma getirmiştir. Kabinemizin iş başında kalma düşüncesiyle
bu görüşlerin bir ilgisi bulunmadığı konusunda teminat vermeyi
bile gereksiz bulurum. Esasen bugün bir an önce çözülmesi
gereken asıl sorun, vakti yaklaşmakta bulunan konferansa
delegelerimizi yetiştirmekten ibarettir. Biz konferansta bulunmadığımız
takdirde, Yunanlılar katılacaklarından, yokluğumuzda hüküm
giymek ve dolayısıyla davamızı kaybetmek tehlikesi ile karşılaşacağımız
için,bu konuda tarafımızdan sorumluluk kabul edilemeyeceğini
bildirir; toplantı gününden önce konferansta bulunmak
menfaatimiz gereği olacağından, delegelerinizin acele buraya gönderilmesini
rica ederim.
Sadrazam Tevfik
Saygıdeğer Efendiler, Tevfik Paşa ve hükûmeti, İstanbul ve
Anadolu'nun birleşmesi için çalışmış olduğunu söylüyor. Doğrudur.
Bizde aynı şey için çalışmakta idik. Şu farkla ki, Tevfik Paşa
ve arkadaşları, Anadolu'yu, eskiden olduğu gibi İstanbul'a bağlamak
ve tutsak etmek istiyordu. Hem de düşman kuvvetlerinin işgali altında
bulunan İstanbul'a . . . Tevfik Paşa ve arkadaşları Anadolu'yu
İstanbul Hükûmeti'ne bağlamaya çalışıyor. Öyle bir hükûmete
ki, dünyada varlığına göz yumuyorsa düşman emellerinin gerçekleşmesini
kolaylaştırmaya yardımcı olacak nitelikte kabul edildiği içindi.
Tevfik Paşa ve arkadaşlarına göre, elverişli bir durumun doğmuş
olmasında Anadolu mücadelesinin çok büyük etkisi vardı. Ama bu
durumu yaratan yalnız Anadolu'nun mücadelesi değildir. İhtimal
ki, bu ihtiyar diplomat, bu kerameti, kendisinin iktidar mevkiine
gelmesinde hayal ediyordu.
Tevfik Paşa'ya şu şekilde cevap verdim.
Ankara, 30.1.1921
|