TEVFİK CEPHE KOMUTANINI TANIMIYOR
Efendiler, tam bu günlerde, düşmanın, Bursa Cephesi ilerisinde,İznik
yakınlarında bir faaliyeti hissedildi. Cephe komutanı bizzat
oraya giderek yakından tedbirler almaya mecbur oldu. Onun için 28
Kasım 1920 tarihinde Kuva-yı Seyyare Komutanı Tevfik Bey'e cevap
verirken : "Bugün Bilecik'e gidiyorum. Dönüşte sizinle
nerede karşı karşıya oturup görüşmek mümkün olur"
sorusunu sormuştu. Cephe komutanına cevap verilmemişti.Cephe
komutanı, İznik durumuna karşı, tedbir ve tertibat almakla meşgul
bulunduğu sırada, Kuva-yı Seyyare Komutanlığı'ndan savaş
raporları gelmeye başlamış... Sebebi sorulmuş :
"Raporlar gerektiği zaman Ankara'da Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı'na yazılmıştır. İmza : Yüzbaşı
Tahsin" telgrafı alınmış.
Efendiler, bir cephe komutanı için, cephesinin bir kısmında
geçen olaylardan bilgi alamamak ne kadar güç bir durumdur. Böyle
bir belirsizlik içinde kalmak, bütün cephenin idaresini yanlış
yola sürükleyebilir.Düzeltilmesi imkânsız tehlikeli durumlara
yol açabilir. Cephe Komutanı İsmet Paşa, 29 Kasım 1920
tarihinde, durumu Ankara'da bulunan Kuva-yı Seyyare Komutanı Ethem
Bey'e yazarak, raporlar için vekilinin uyarılmasını bildiriyor.
İsmet Paşa, 29 Kasım 1920'de, bize şu telgrafı gönderdi :
Ankara'da Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na
Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı'na
1 - Kuva-yı Seyyare Komutanlığı, 27.11.1920 akşamından beri
Cephe Komutanlığına rapor vermemektedir.
2 - Bu gün Ethem Bey'den, vekilini uyarmasını rica ettim. Düşmandan
geri alınan yerlerin idaresi için kurulan Simav Bölgesi Komutanlığı
dolayısıyla,Tevfik Bey'in üzüntü duyduğunu bildiren Ethem
Bey'den bu gün bir telgraf almış ve cevap vermiştim. Durumda
dikkati çekecek ölçüde bir olağanüstülük varsa da, geniş
bilgim yoktur. Oraca alınan bilgilerin gönderilmesini rica ederim.
Efendiler, Batı Cephesi Komutanlığı ile Kuva-yı Seyyare
Komutanlığı arasında geçen yazışmaları ve ortaya çıkan
durumu nasıl öğrendiğimi müsaade buyurursanız açıklayayım :
Kuva-yı Seyyare Komutan Vekili Tevfik Bey tarafından İsmet Paşa'ya
yazılan,asker kaçakları ile casusların İstiklâl Mahkemesi'ne
karşı olduğunu ve Kuva-yıSeyyare'nin sol kanadının yirmi dört
saate kadar 12'inci Kolordu'ca emniyete alınmayacak
olursa,kuvvetini Efendi köprüsü'ne çekeceğini bildiren
telgrafları, bana Ankara'da bulunan Ethem Bey verdi. Ben tabiî
olarak bu telgrafları anlamlı buldum.Kuva-yı Seyyare'nin
durumunda tedbir alınmasını gerektiren dikkate değer bir hal gördüm.
Onun için, İsmet Paşa'ya çektiğim ve bu telgrafları Ethem Bey
vasıtasıyla öğrendiğimi bildirdiğim 25 Kasım 1920tarihli
telgrafta, "Tevfik Bey'in, önem verdiğim bu müracaatına karşı
ne şekilde cevap verildiğinin ve ne gibi tedbirler alınmış olduğunun
bu gece bildirilmesini rica ederim" demiştim.
İsmet Paşa, arada geçen yazışmayı olduğu gibi bildirdi.
Efendiler, bir taraftan da, 28 Kasım 1920 tarihinden başlayarak,Kuva-yı
Seyyare'nin sabah ve akşam raporları, "Umum Kuva-yı Seyyare
Komutan Vekili Mehmet Tevfik" imzasıyla doğrudan doğruya
bana bildirilmeye başladı.Tevfik Bey'e şu şifreli telgrafı yazdım
:
Ankara, 29/30.11.1920
1'nci Kuva-yı Seyyare Komutan Vekili
Tevfik Beyefendi'ye
İki üç günden beri doğrudan doğruya bana göndermekte olduğunuz
raporların son maddesinde,Batı Cephesi Ordu Komutanlığı'na
verilmiş olduğu kaydının bulunmadığı dikkatimi çekti. Bir
yanlışlık mıdır, yoksa bir sebebe mi dayanmaktadır?Bu konuda
bilgi verilmesini rica ederim.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Mustafa Kemal
Bu telgrafıma Tevfik Bey'den cevap almadım. Fakat Ankara'da
bulunan Ethem Bey'den rahmetli Hayati Bey'e şöyle bir yazı gönderildi
:
30.11.1920
Hayati Bey Kardeşime
Tevfik Bey'le İsmet Beyefendi arasındaki anlaşmazlığın
sebepleriyle, bu konuda her ikisiyle yaptığımız yazışmaları
olduğu gibi takdim ediyorum. Lûtfen Paşa Hazretleri'ne gösterilip
okunarak yanlış bir kanaate meydan verilmemesini rica ederim,
efendim.
Kuva-yı Seyyare ve Kütahya Bölgesı Komutanı Ethem
Efendiler, bu yazıya ilişik olan telgraflarda dikkati çeken
noktalar şunlardı :
Tevfik Bey, kardeşine diyor ki : "Simav Bölgesi Komutanlığı'na
kesinlikle ihtiyaç yoktur. Bu bölge komutanının Eskişehir'e dönmesi
için şimdi emir verdim. Tevfik Bey, İsmet Paşa' nın halka
hitaben yayınladığı bildirisini de şöyle yorumluyordu :
"Bu bildiri, bulunduğumuz yerlerde bizim adaletsiz,
emniyetsiz ve namussuzcasına hareket ettiğimizi ilân ediyor...
Kuva-yı Seyyare, bunu kesinlikle kabul etmez. Bu konular aydınlanıncaya
kadar, Kuva-yı Seyyare, Batı Cephesi Komutanlığı'nı tanımayacaktır."
Bunun üzerine, Ethem Bey, İsmet Paşa'ya yazdığı
telgrafta,kardeşinin üzüntüsünden söz ettikten sonra, bu işlerin
kendisinin dönüşünden sonraya bırakılmasını rica ediyor.
Kardeşine de, durumu Batı Cephesi Komutanlığı'na yazdığını,ancak
kendisinin de ölçülü ve nezaketli davranması ve mukabele etmesi
gerektiğini bildiriyor. Tevfik Bey,28 Kasım 1920'de Ethem Bey'e
yazdığı karşılık telgrafında :
"Namusumuzla oynayan Batı Cephesi Komutanı'nı bundan böyle
âmir olarak tanımayacağımı ve Simav'a gönderdiği komutanına,
bu gün yanındakilerle birlikte Eskişehir'e dönmesi için emir
verdiğimi.... yazmıştım", dedikten sonra"Bu hususta başka
bir şey düşünemem ve düşünebilmek imkânı da yoktur,
efendim" diyordu.
Tevfik Bey'in kardeşine çektiği yine aynı tarihli 'bir
telgrafında da :
".... En ufak bir şey hissedersem bu yeni kurulan komutanlığın
bütün mensuplarını gözaltında Batı Ordusu'na iade edeceğim.
Batı Ordusu Komutanı İsmet Bey'in bu cephe komutanlığını
idare edemeyeceğini anlıyorum" denilmekte idi.
Efendiler, bundan sonra, Kuva-yı Seyyare'nin savaş raporları
Ankara'da Ethem Bey'e geliyor ve Ethem Bey tarafından Batı
Cephesi'ne gönderiliyormuş.
Bundan başka, Kuva-yı Seyvare Komutanlığı, Batı Cephesi
haberleşmelerine sansür koymuş. Telgraf ve telefon hatlarının
Kuva-yı Seyyare Komutanlığı'nın haberleşmeleriyle meşgul olduğundan
söz edilerek, cephe ile haberleşmeler açık ve resmî şekilde
yasaklanmış. Aynı zamanda,Kuva-yı Seyyare'nin Eskişehir
dolaylarına saldıracağı söylentisi yayılmıştır.
|