İNSAF VE MERHAMET DİLENMEKLE MİLLET İŞLERİ, DEVLET
İŞLERİ GÖRÜLEMEZ
İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri, devlet işleri görülemez.
Milletin ve devletin şeref ve bağımsızlığı korunamaz...
"İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir ilke yoktur. Türk
milleti Türkiye'nin gelecekteki çocukları, bunu bir an akıllarından
çıkarmamalıdırlar".
Efendiler, C e m a l P a ş a'ya komuta değişikliği ile ilgili
noktalarda verdiğimiz cevabı bilginize sunmuştum. Müsaade
ederseniz, o cevabın baş tarafını oluşturan diğer noktalar üzerindeki
görüşlerimizi de özetleyeyim :
Temel noktalar üzerindeki görüşlerimiz şunlardı :
1- İtilâf Devletleri'nin her biri, bütün Türkiye'den en büyük
çıkarlarını sağlamak peşindedirler. Bu da, Türkiye'de güvenilir
bir dayanak noktasının elde edilmesini gerekli kılmaktadır.
Yabancılann açıktan açığa aleyhte görünmelerinin ve hoşnutsuz
olmalarının sebebini, kabinenin tarafsız tutumunda aramalıdır.
2 - Kabine bildiri yayınlamakta acele etmemelidir. Bildiri,
kabine durumunu sağlamlaştırdıktan sonra yayınlanmalıdır.
Kabinenin güçlü olması, her bakımdan Kuva-yı Milliye'ye dayandığı
inancını verecek bir davranış tarzını benimsemesiıve ve bunu
bütün dünyaya göstermesine bağlıdır.
Meclis toplandıktan ve orada kuvvetli bir "Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti Grubu" meydana geldikten sonra, bildiriye sıra
gelebilir. Bildiri, her halde, Barış Konferansı'na gidecek
delegeler yola çıkmadan önce, fakat grupla görüş birliğine
varılarak düzenlenmelidir. Çünkü, böyle olmazsa hiçbir önem
ve değeri olmayacaktır. Bir de, işe, kabul edilecek yenilikleri
duyurmakla başlamak doğru değildir. Aksine, bildiride milletin bağımsızlığından
ve ülkenin bütünlüğünden başlamak ve ancak bunun sağlanması
şartına bağlı olmak üzere, hükûmet işlerinin ana çizgilerini
tespit etmek yerinde olur.
Bu bildiriye temel olacak önemli noktalar Sıvas Gene1
Kongresi'nin bildiri ve tüzüklerinde yer almıştır. Orada,
gelecekteki sınırlar, devlet ve milletin bağımsızlığı, azınlıklann
haklan, yabancı himayesinin milletçe nasıl karşılandığı gibi
hususlar açıklanmıştır. Böyle bir bildiri şimdiden hazırlanır
ve Meclis'in açılışında çoğunluk grubuyla görüşüldükten
sonra ilan edilir. Uygun olanı budur.
3 - Dahiliye Nâzırı'nın çekilmesiyle kabinede bir bunalım
doğmasına sebep görülmemektedir. Böyle bir düşünceden,
Dahiliye Nazırı'nı sadrazam olarak kabul ettiğiniz anlamı çıkar.
Bir kabinede bunalım ancak hükûmet başkanının çekilmesiylo çıkabilir.
Kabinenin Dahiliye Nazırı Ş e r i f P a ş a' ya, onun da F e r i
t P a ş a'ya bağlı olduğu anlaşılıyor.
Meclis açıldıktan sonra, Dahiliye ve Hariciye Nâzırlan'nın
kesin olarak değiştirilecekleri yolundaki işareti anlayamadık.
Bu nâzırlar şim diden böyle bir söz verdiler mi?
Düşmanların Meclis'i açtırmak istemeyecekleri tabiîdir.
Yalnız, Padişah'ın, Meclis'i dağıtma ihtimali de düşünülebilir
mi? Eğer böyle bir ihtimal varsa, o halde Meclis'i, İstanbul'da
dağıtmak ve milleti Meclissiz bırakmak için mi topluyoruz? Bu
bakımdan, Padişah'ın bu konudaki görüşlerinin hey'etimizce
kesin olarak şimdiden bilinmesi gerekir ki, milletvekillerini İstanbul
dışında güvenli bir yerde toplamak için teşebbüslerde bulunalım.
Aksi halde, Meclis İstanbul'da toplanmak yüzünden yukarıda
belirtilen durumlara düşerse, bunun sorumluluğu İstanbul'da
toplanmasını ısrarla isteyenlere ait olacaktır.
4 - Milletvekillerinin görüşmelerde bulunmak üzere Ankara'ya
gelmeleri yararlıdır.
|