İTİLAF DEVLETLERİ FEVKALADE TEMSİLCİLERİNİ ALİ
RIZA PAŞA KABİNESİ'NE VERDİKLERİ ORTAK NOTA
Efendiler, şimdi Başyaver Salih Bey aracılığı ile gönderildiğini
bilginize sunduğum İtilâf Devletleri olağanüstü
temsilcilerinin Ali Rıza Paşa Kabinesi'ne verdikleri ortak notadan
da biraz söz edeyim :
Fransa, Büyük Britanya ve İtalya olağanüstü komiserleri,
Karadeniz Ordusu ve Başkomutanı Sir George Milne ( Sör Corç Miln
) ile Osmanlı Harbiye Nâzırı arasında geçen birtakım yazışmalara
Osmanlı Hükûmeti'nin dikkatini çektikten sonra, bu yazışmalardan
açıkça anlaşılıyor ki, Harbiye Nâzırı Cemal Paşa,
Karedeniz Ordusu Başkomutanı'nın, Paris Konferansı kararlarına
uyarak verdiği talimatı uygulayacak yerde, yüksek görevinin
gerektirdiği sorumluluktan kaçınarak, birtakım kabulü imkânsız
mazeretler ve sebepler ileri sürmüştür.
Olağanüstü komiserler, Harbiye Nâzırı'nın takındığı
tavrın yol açacağı tehlikeli sonuçlar üzerine Osmanlı
Devleti'nin dikkatini çekmekle birlikte, Karadeniz Ordusu Başkomutanı
tarafından bildirilen Konferans kararlarının uygulanması için
ne gibi tedbirler almayı düşündüğünü öğrenmek ister.
Olağanüstü komiserler, "olayı öğrenen İtilâf
Devletleri Yüksek Meclisi'ni aydınlatmak üzere, Yüksek Meclis adına
verilen emirlerin Harbiye Nâzırı tarafından yerine getirilmemiş
olmasını, Osmanlı, Hükûmeti'nin nasıl karşıladığını
hemen bildirmesini ister" diyorlar.
Efendiler, Osmanlı Hükûmeti, bu notaya verdiği cevapta :
"İzmir'in işgalinin nasıl başladığını; karma komisyonun
nasıl soruşturma yaptığını ve soruşturmaya kadar geçen zaman
içinde, Yunan yırtıcılığı karşısında halkın nasıl can ve
namusunu koruma kaygısına düştüğünü; hükûmetle ordunun
daima araştırma komisyonunun adalet ve insafına güvendiğini;
yalnız, akan kanları, hiç değilse şimdilik dindirmek için,
Osmanlı Harbiye Nezareti'nin,General Milne Cenapları'na,23 Ağustos
1919 tarihli bir yazı ile teklifte bulunmuş olduğunu bildiriyor.
Bu teklifin, Yunan birlikleriyle Kuva-yı Milliye arasına Osmanlı
birliklerinin yerleştirilmesinden ibaret olduğunu; ancak, bu
teklifin kabul edilmediğini" ifade ediyor.
Sonra; "İşgal bölgesinin Yunan birliklerinden başka, İtilâf
birlikleri tarafından da işgali teklifiyle ilgili 20 ve 27 Ağustos
1919 tarihli iki yazıya ve bunların da karşılıksız kaldığına"
işaret olunuyor.
Bundan sonra da, " General Milne Cenapları'nın sınır
tespitini gösterir yazılarının (3 Kasım 1919), Harbiye
Nezareti'ne gönderildiği noktasına temas edilerek, Harbiye Nâzırı'nın
böyle bir yazının hükümlerini uygulamaya tek başına yetkili
bulunmaması dolayısıyla, hükümete başvurduğundan ve hükûmetçe
de durumun komiserlere bildirildiğinden" söz ediliyor.
Daha sonra, geçici sınır çizgisine kadar Yunanlıların işgaline
engel olan kuvvetin, halk kitlesinden ibaret olduğunu söylüyor. Hükumetin
ve ordunun halka sözünü geçirmekte güçsüz olduğunu
belirterek, konuya adaletli bir çözüm yolu bulunmasını bir daha
rica ettikten sonra "gerek hükûmet ve gerek Harbiye Nezareti
sanki Paris Konferansı kararlarını uygulamıyormuş gibi bir suçlamadan
vazgeçilerek, lûtfedip kurtarmaya yardımcı olunması"
yolundaki yalvarmalara yüksek saygıları da eklenerek, cevap yazısına
son veriliyor.
Saygıdeğer Efendiler, şimdi de Cemal Paşa'nın mektuplarında
dokunduğu noktalara işaret edeceğim :
Harbiye Nâzırı, bize İtilâf Devletleri komiserlerinin notasını
okuturken bir taraftan da öteden beri yaptırmak veya bizi
yapmaktan alıkoymak istediği noktaları tekrarlıyor ve pekiştiriyordu.
Cemal Paşa'nın, bu defa isteklerini ileri sürer ve teklif
ederken, bu notayı da okutarak bizim ruh halimiz ve manevî gücümüz
üzerinde etkili olmayı düşünmüş bulunduğuna ihtimal vermek
bilmem doğru olur mu?
Cemal Paşa , İtilâf Devletleri'nin siyasî eğilimlerinden söz
ettikten sonra, "Hükümet, Wilson prensipleri çerçevesinde
kabul edebilecekleri yeniliklere söz verir nitelikteki bir
bildiriyi yakında yayınlayacaktır. Dahiliye Nâzırı'nı gücendirmemelidir;
çünkü ayrılır. O takdirde hükûmet bunalımı olur. Meclis açılınca
Dahiliye ve Hariciye Nâzırları'nın değiştirileceği kesindir.
Düşmanlar, Meclis'i açtırmamak istiyorlar. Hattâ Muhipler
Cemiyeti'nin, Zâtışâhâne'ye başvurarak ve bu Meclis in meşru
olmadığını bildirerek, dağıtılmasını isteyecekleri haber alındı"
, diyor ve milletvekillerinin Ankara'ya gelmesi işinden söz
ediyor.
|