|
DÖRT AYKIRI GÖRÜŞ VE
ALDIĞIMIZ KARAR
Efendiler, bu tarihe kadar cemiyetimizin merkez hey’etlerinden
istediğimiz bilgilere gelen cevaplar dört görüş etrafında
toplanıyordu:
1- Birinci görüşe göre, Meclis-i Meb’usan’ın İstanbul dışında
toplanması uygun görülüyordu.
2- Başında Erzurum, Trabzon, Balıkesir ve bütün Karesi, Saruhan
hey’etlerinin bulunduğu ikinci görüşe göre İstanbul’da...
İstanbul’daki devlet adamları ile ileri gelenlerden hemen
hepsinin bu görüşte olduğunu biliyoruz. Padişah’ın isteği,
hükümetin ısrarı da buydu.
3- Trakya-Paşaeli’nden gelen üçüncü görüşe göre, İstanbul
yakınlarinda...
4- Bir kısım merkez hey’etleri de Salih Paşa’nın şahsi görüşüne
dayanarak, hükümetin «olur» demesi halinde, İstanbul dışında
toplanmakta bir sakınca görmüyorlardı.
Efendiler, Istanbul Hükümeti ile yardakçılarının kamuoyunu ne
kadar bulandırıp karıştırmış olduğunu, milletin ortaya koyduğu
bu farklı görüşlerden kolaylıkla anlamak mümkündür.
Artık bunun üzerine direnmenin kötü sonuçlar vereceği yargısına
varmak da güç değildir.
Şimdi, 16 Kasım 1919’dan 29 Kasım 1919 tarihine kadar, günlerce
süren görüşme ve tartışmalardan çıkan sonuçları ve alınan
kararları olduğu gibi yüksek bilgilerinize sunuyorum:
1- Milli Meclis’in İstanbul’da toplanmasının sakınca ve
tehlikelerine rağmen, Saltanat Hükümeti İstanbul dışında
toplanmayı kabul etmediği ve memleketi bir bunalıma sürüklemekten
sakınıldığı için, Meclis’in İstanbul’da toplanması
zarureti kabul edildi. Ancak, aşağıdaki tedbirlerin alınması
gereği de karara bağlandı:
a) Bütün milletvekillerinin durum hakkında aydınlatılarak teker
teker görüşlerinin alınması,
b) Milli Meclis İstanbul’da toplanacağına göre;
milletvekillerinin İstanbul’a gitmeden önce, Trabzon, Samsun, İnebolu,
Eskişehir ve Edirne gibi yerlerde kısım kısım toplanarak, gerek
İstanbul’da gerek İstanbul dışında alınması gereken güvenlik
tedbirlerini ve programımızın esaslarını savunacak kuvvetli bir
grup oluşturma yolları üzerinde görüşmeleri,
c) Cemiyetin teşkilâtını sür’atle genişletmek ve güçlendirmek
için, kolordu komutanlarının, bölge komutanları ve askere alma
teşkilâtı başkanları vasıtasıyla vakit kaybetmeden fiili yardımda
bulunmaları,
d) Bütün sivil idare âmirlerinden, her ihtimale karşı, milli teşkilâta
bağlı kalacaklarına dair söz alınması ve kendilerinin eldeki
imkânlarıyla cemiyetin teşkilâtını kurmaya sür’atle girişmelerinin
istenmesi, 2- Milli Meclis Istanbul’da toplandıktan sonra,
milletvekillerinin, tam bir güvenlik ve serbestlik içinde yaşama
görevlerini yapmakta olduklarını açıklayacakları güne kadar,
Hey’et-i Temsiliye, şimdiye kadar olduğu gibi yine İstanbul dışında
kalarak milli görevine devam edecektir. Ancak, bütün sancaklardan
ve milletvekili olan kimseler arasından seçilmek üzere birer,
illerden ve müstakil sancaklardan ikişer zatın, tüzüğün
sekizinci maddesi gereğince Hey’et-i Temsiliye üyesi olarak Eskişehir
yakınında toplantıya çağırılıp, durumun açıklanması ve
Meclis-i Meb’usan’daki tutumun kararlaştırılması üzerinde görüşülecektir.
Bu sebeple Hey’et-i Temsiliye de oraya gidecektir. Bu toplantıdan
sonra, Hey’et-i Temsiliye de uygun şekilde yeni üyelerle
desteklendikten sonra öteki milletvekilleri de Istanbul’a Milli
Meclis’e gideceklerdir. Hey’et-i Temsiliye göreve devam ettiği
sürece, milli teşkilâtın şekli ve çalışma yöntemi tüzükte
yazıldığı şekilde olacaktır. Meclis-i Meb’usan, tam bir güvenlik
içinde bulunduğunu açıkladığı zaman, Hey’et-i Temsiliye tüzükteki
yetkisine dayanarak, genel kongreyi toplantıya çağırıp on
birinci madde uyarınca da cemiyetin ileride alacağı şeklin
belirlenmesini, kongrenin kararına bırakacaktır. Kongrenin nerede
ve nasıl toplanacağı o zamanki durum ve şartlara göre
ayarlanacaktır. Kongrenin toplantıya çağırıldığı zaman ile
toplanması arasında geçecek süre içinde, Hey’et-i Temsiliye,
İstanbul Hükümeti ve Meclisi Meb’usan Başkanlığı ile kesin
bir zaruret görmedikçe resmi ilişkilerde bulunmaz. 3- Paris Barış
Konferansı, bizim için olumsuz bir karar verdiği ve bu karar hükCimet
ve Milli Meclis’çe kabul edilip onaylandığı takdirde, elverişli
en kestirme yoldan milli iradeye başvurularak, tüzükte açıklanmış
olan esasların gerçekleştirilmesine çalışılacaktır.
Mustafa Kemal
Rüstem Mazhar Müfit Ali Fuat Hüsrev Hüseyin Rauf Kâzım
Karabekir Hakkı Behiç Hüseyin SeIâhaftin İbrahim Süreyya Bekir
Sami Omer Mümtaz Vasıf
12'nci Kolordu Kurmay Başkanı
Şemsettin
|