|
CEMAL PAŞA,
KABİNE ADINA MİLLİ İRADEYE AYKIRI HAREKETLERDEN KAÇINILACAĞINA
SÖZ VERİYOR
Harbiye 7.10.1919
Saat 12.07
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne
Şimdiye kadar yapılan haberleşmelerin özeti:
1- Kabine sizinle aynı düşüncededir, milli iradenin hakimiyetini kabul
eder. Ancak, bir öç alma kabinesi olmaktan çekinir. Suçluların cezalandırılmasını
kanuni yollarla yerine getirmeyi de uygun buluyor.
2- Zarara uğramış valilerin uğradıkları haksızlıklara son verip
durumlarını düzeltmeyi, yeterli olanlarını seçip özellikle atamayı,
ordunun şeref ve disiplinini de iade etmeyi tamamen üstlenir.
3- Devlet, dışarıya karşı şeref ve haysiyetini yeniden kazanabilmek için
milli iradeye ve Hey'et-i Temsiliye'ye dayanacaktır.
4- Hey'et-i Temsiliye'nin bir temsilcisi olarak, bütün içtenhiğimle ve
saygılı bir duygu ile arz ediyorum ki, kabine, Hey'et-i Temsiliye'nin hem dışa
hem de içe karşı, hakim oluyor anlamını vermeksizin kendisine yardımcı
durumda kalmasını ister ve bu büyük gücün yararını takdir eder. Herşeyden
önce, telgrafların karşılıklı olarak ve serbestçe çekilmesini, yerinde
bırakılacak veya yeniden tayin edilecek vali ve komutanları n hemen hareket
edebilmesini, özellikle, kabul edilen yeni Milletvekilleri Seçimi Kanunu'nun
her yere dağıtılarak duyurulabilmesini pek yararlı görür.
5- Milli iradeye aykırı davranışlardan kaçınılacağına söz verirsem,
geriye yalnız, ayrıntılarının şekil ve zamanı kalır ki, bunun da pek
kolay olabileceğine inancım vardır. Vatanın kurtarılmasını hedef alan
gayenin gerçekleşmesine, hemen elbirliği ile çalışabilmek için, ayrıntılar
üzerinde ısrar edilmemesini, zâtıdevIetlerinin yardımlarını bekler, pek
rica eder, saygıdeğer arkadaşların hepsine de saygılarımı sunarım.
Harbiye Nâzırı
Cemal
Bu telgrafa hemen olumlu ve samimi olan şu cevabımızı verdik:
Şifre Sıvas, 7.10.1919
Harbiye Nâzırı Cemal Paşa Hazretleri'ne
İlgi: Zâtıdevletlerinin telgrafta belirttikleri hususlara, madde madde, sırayla
aşağıdaki cevap arz olunur:
1- Kabinenin bizimle tam bir birlik ve beraberlik içinde, milli iradenin
hakimiyeti ilkesini kabul buyurmasına, millet adına teşekkürlerimizi arz
ederiz. Kabinenin Hey'et-i Temsiliye'nin ve bütün milli teşkilatımızın
öç alıcı lıkla lekelenmesi, bizce de son derecede sakınılacak ve çekinilecek
bir husustur. Bu noktada ve suçluların kanuni yollarla cezalandırılmaları
gereğinde de kabine ile bir görüş birliği içindeyiz.
2- İkinci maddede yazılanlar için de özellikle teşekkür ederiz. Bundan
önce arz edilmiş olan hususlarda, bu noktanın üzerinde durulmasının
sebebi şuydu:
Milli dâvâya ve Milli Mücadele'ye karşı tutumlarından dolayı, millet
tarafından reddedilen bazı vali ve komutanlar, şekle uyma düşüncesi ile,
geçici bir süre için de olsa, görevlerine iade edildikleri takdirde,
gittikleri yerlerde kabullerine imkan görülmediğinden, hükümet
otoritesine karşı saygısızlık doğabilir endişesi idi.
3- Uçüncü madde, özellikle şükranla karşılanmaya değer. İnşallah
birlik ve beraberlik içinde, vatan ve milletimizin kurtuluş ve mutluluğunu
sağlamamız kısmet olur.
4- Tam bir içtenlikle ve büyük bir güvence ile arz ederiz ki, kabinenin gösterdiği
ciddiyet ve samimiyete karşılık, Hey'et-i Temsiliye ne içeriye ne de dışarıya
karşı hiçbir vakit bir hâkim olma durumu almayacak, aksine tam bir görüş
birliği ile kabul buyurulan esaslar çerçevesinde, hükümetin güç ve
otoritesini artırıp sağlamlaştırmayı vatan ve milletin selâmeti için görev
sayacaktır. Bu konuda asla şüphe ve tereddüt buyurulmamasını arz ve rica
ederiz. Özellikle zâtıdevletlerinin, tüzüğümüzün sekizinci maddesi
gereğince, doğrudan doğruya Hey'et-i Temsiliye'miz üyesi sıfatıyla
kabinede temsilci olarak bulunmaları her iki tarafın da işlerinde ve
kararlarında anlaşmaya varmaları bakımından bir güvence sağlayacağı için
sevindiricidir.
Artık kabine ile milli teşkilâtımız arasında, her noktada görüş birliği
ve uzlaşmaya varıldığı anlaşıldığına göre, elbette, haberleşme
konusundaki kayıtlar da kaldrrılacaktır. Ancak, Hey'et-i Temsiliye, bütün
Anadolu ve Rumeli'deki teşkiIât merkezleri ile bağlantısını devam
ettirmek zorunda olduğundan, özel telgraflar şeklinde yapılmakta olan
telgraf haberleşmelerimizin eskiden olduğu gibi devamına müsaade
buyurulmasını özellikle istirham ederiz. Burada şunu da arz edelim ki, hükümet,
emirlerini tebliğe başladığı dakikada, hiçbir tarafta herhangi bir
engelle karşılaşmamak ve en küçük bir otorite sarsılmasına uğramamak
gerektiğinden, bu hususun sağlanması ve Hey'et-i Temsiliye tarafından
gerekenlere gerekli tebligatın yapılabilmesi için, kırk sekiz saat kadar
zaman bırakılmasını rica ederiz. Hey'et-i Temsiliye tarafından yapılacak
tebligata esas olmak ve millete güven vermek üzere yayınlanmasını rica
ettiğimiz kabine bildirisinin gizli olarak yayınlanmadan önce, bu suretinin
hey'etimize lütuf buyurulmasını özellikle istirham ederiz. Çünkü bu
bildiride, bir kelimenin bile milletçe yanlış anlamaların devamına yol açabileceğini
ve Hey'et-i Temsiliye'yi de millete karşı pek güç bir durumda bırakabileceğini
bütün samimiyetimizle arz ederiz.
Hey'et-i Temsiliye tarafından Zâtışâhâne'ye takdim edilecek bir teşekkür
yazısı ile millete yapılacak tebliğ suretini gerekli yerlere göndermeden
önce, zâtıdevIetlerine şimdi arz edeceğiz ve bunların metnine dair
kabinece ileri sürülecek düşünceler saygıyla dikkate alınacaktır.
Yeni Milletvekilleri Seçimi Kanunu üzerindeki görüşümüzü daha sonra
arz etmek üzere, söz konusu kanunun hangi görüşle hazırlanmış olduğunu
lütfen bildirmenizi rica ederiz.
5- Temel noktalarda tam bir uzlaşma doğduktan sonra, zâtıdevletleriyle
saygıdeğer arkadaşlarınızın samimiyetlerinden şüphe edilemeyeceğinden,
konunun ayrıntıları üzerinde kendiliğinden görüş birliğine varılabileceği
tabiidir. Bendenizin ve bütün çalışma arkadaşlarımın, en büyük saygı
ve samimiyetlerimizle, zâtıdevletinizin ve içinde bulunduğunuz kabinenin
başarıya ulaşmasına ve bu sayede vatanın kurtarılmasını hedef alan
gayenin bir an önce gerçekleşmesine bütün varlığımızla çalışacağımıza
emniyet buyurmanızı arz ve burada hazır olan bütün arkadaşlarımın seIâm
ve saygılarını sunarım.
Mustafa Kemal
Cemal Paşa, bu telgrafımıza o gece cevap verdi. Bunda "bildirinin
hemen yayınlanmasının zaruri olduğunu, ancak, gerekli noktalara dikkat
edildiğini" bildiriyordu (Belge: 135). Biz de aynı gece, nezaket gereği
olmak üzere cevap verdik (Belge: 136).
Fakat Efendiler, hükümetin, bildirisini yayınlamadan önce bize göstermek
istemediği anlaşılınca, biz de millete olan bildirimizi hükümete danışmadan
yayınladık; Padişah'a olan telgrafı da aynı şekilde çektik.
Efendiler, 7 Ekim 1919 tarihini taşıyan bildirimiz; milleti, tutulan yolun
isabetli ve başarılı olduğu, bu yolda milli birliği koruyarak bugüne
kadar olduğu gibi devam edilmesi konusunda, dolaysıyla aydınlatmaya,
uyarmaya ve milletin manevi gücünü kuvvetlendirmeye yardımcı olmak
maksatlarını dile getirmekte idi (Belge: 137). Padişah'a yazı lan telgraf
da millet adına teşekkürü içine alıyordu (Belge: 139). Efendiler, bu
arada küçük bir bilgi arz edeceğim. Hey'etimiz, bütün memlekete milletin
ortak isteğinin gereğini yerine getirtmeye çalıştığı sırada, işgal
altında bulunan İzmir'e doğrudan doğruya tebligatta bulunuyordu. Ali Rıza
Paşa Kabinesi'yle anlaşmakta olduğumuz 7 Ekim 1919 tarihinde, İzmir'e de
şu telgrafı çekiyorduk:
İvedi Sıvas, 7.10.1919
İzmir Valiliği Yüksek Katına
Şimdiye kadar gönderilen tebligat ve yazılarımız size ulaştıysa,
gereklerinin yapılmakta olup olmadığının, ulaşmamış ise, engelleyici
sebeplerinin acele bildirilmesi rica olunur.
Anadolu ve Rumeli
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Hey'et-i Temsiliyesi adına
Mustafa Kemal
İzmir'in ve İzmir valisinin ne durum ve şartlar içinde bulunduğunu şüphesiz
biliyorduk. Tebliğlerimizi alıp alamayacağı şüpheli olmakla birlikte,
uygulayamayacağı tabii idi. Fakat, biz, bütün memleketin kaderiyle meşgul
ve işgal tanımayan bir kuvvet merkezinin bulunduğunu düşmanlarımıza da
bildirmekte yarar görüyorduk.
|