AMERİKAN
MANDASI İÇİN PROPAGANDALAR
Bundan sonra, 8 Eylül toplantısında sözünü ettiğim muhtıra ele
alındı. Bu muhtırada başlıca Amerikan mandası üzerinde duruluyordu.
O günlerde, İstanbul'dan gelen bazı kimseler Amerikalı Mister Brown
(Bravn) adında bir gazeteciyi de Sivas'a getirmişlerdi.
Bu konu üzerinde kongrede geçen görüşmelere yer vermeden önce,yüksek
hey'etinizi yeterince aydınlatabilmek için, bazı, ön bilgiler arz
edeyim. Bu bilgiler, Erzurum'dan beri başlayan bazı haberleşmelerden
daha iyi anlaşılacağı için, onları olduğu gibi sunacağım :
Güvenlikle ilgili ve çok ivedi Amasya, 25/26.7.1919
Erzurum'da 3' üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na
1-Mustafa Kemal Paşa'ya özel : Bu gün 25 Temmuz 1919 akşamı Bekir
Sami Beyefendi Amasya'ya geldiler. Kendileri ile uzunca bir süre
görüşmek şerefine eriştim. Mustafa Kemal Paşa'ya ve Rauf Beyefendi'ye
saygılarını sunarlar. Kendisi aşağıdaki düşüncelerini arz etmekliğimi
rica etmiştir.
2 - Bağımsızlık, elbette istenir ve tercih edilir. Ancak, tam bağımsızlık
istediğimiz takdirde, vatanın birçok parçalara ayrılacağı kesin
ve şüphesizdir. Şu halde, iki üç ili içine almaktan ibaret olacak
bağımsızlığa, vatanımızın bütünlüğünü garanti altına alacak yabancı
bir devletin himayesi (mandaterlik) elbette tercih edilir. Osmanlı
ülkesinin tamamını içine alan meşruluğumuz ve dışarıdaki temsil
hakkımız eskiden olduğu gibi devam etmek şartıyla, belirli süre
için Amerika mandasını istemeyi milletimiz için en yararlı bir çözüm
şekli olarak kabul ediyorum. Bu konuda Amerika temsilcisiyle görüştüm.
Birkaç kişinin değil,bütün bir milletin sesini Amerika'ya duyurmak
gerektiğini söyledi ve aşağıdaki şartlar çerçevesinde
Wilson'a,
Senato'ya ve Amerikan Kongresi'ne başvurulmasını teklif etti :
a) Adil bir hükumetin kurulması,
b) Öğretim ve eğitimin yayılması ve genelleştirilmesi,
c) Din ve mezhep hürriyetinin sağlanması,
d) Gizli anlaşmaların kaldırılması
e) Bütün Osmanlı ülkesini sınırları içine alacak şekilde, Amerikan
Hükûmeti'nin bizi kumandası altına almayı kabul etmesi.
3 - Bundan başka kongremizin seçeceği bir hey'eti, Amerika'ya bir
zırhlı ile göndermeyi de temsilci üzerine almıştır.
4 - Bekir Sami Bey, daha bir iki gün buralarda kalacağından, her
türlü emir ve talimatın benim aracılığımla gönderilmesini, özellikle
Sivas Kongresi'nin ne zaman toplanacağının ve kendilerinin o güne
kadar nerede beklemesinin uygun olacağının bildirilmesini istirham
eylemekte olduğu.
5' inci Kafkas Tümeni Komutan Vekili Arif
Şifre İvedi ve kişiye özel Erzurum
Amasya'da 5' inci Tümen Komutanlığına
1- Şimdi Amasya'da bulunan eski Vali Bekir Sami Beyefendi'ye özel
: Zâtıâlîlerinin telgrafından çok yararlandık, Toplanmış bulunan
Vilâyat-ı Şarkiye Kongresi hemen her tarafta kendi memleketleri
halkınca etkili,hatırı sayılır ve söz sahibi olarak tanınmış kimselerden
kurulmuş yetkili bir hey'et durumundadır. Bu kongrede, şimdiye kadar
yapılan görüşmelerde, devlet ve milletin istiklâlinin bölünmezliği
ısrarla savunulmaktadır. Bu bakımdan, bizce de daha şartları ve
niteliği belirsiz olan bir Amerika mandaterliğinden kongrede doğrudan
doğruya söz edilmesi pek sakıncalı olacağından, zâtıâlîlerinin İstanbul'da
temasta bulunduğu kimselerle yaptığı görüşmelere dayanarak aşağıdaki
noktaların açıklanmasını ve bizleri hemen aydınlatmanızı özellikle
rica ederiz. Bundan önce de doğrudan doğruya İstanbul'dan gelen
bu konudaki bilgiler şüpheli görüldüğünden, aynı esaslar çerçevesinde
açıklama istendiği gibi, 21 Temmuz 1919 tarihinde Sivas'ta Refet
Bey vasıtasıyla İstanbul'dan alınan bilgilerde de yine şüpheli noktalar
bulunduğundan, oradan da şartlar hakkında kestirmeden açıklama istenmiştir.
a) Tam bağımsızlık istendiği takdirde, vatanın birçok parçalara
ayrılacağı kesin ve şüphesizdir, buyuruluyor. Bu görüşün kaynağı
nedir?
b) Vatanın bütünlüğünden maksat, memleketin bütünlüğü mü, yoksa
hakimiyet hakları mıdır?
c) Osmanlı ülkesinin tamamını içine alan meşruluğumuz ve dışarıdaki
temsil edilme hakkımız eskiden olduğu gibi devam etmek şartiyle
mandaterlik istemeyi en yararlı bir çözüm olarak kabul buyuruyorsunuz,
Ancak, temsilcinin ileri sürdüğünü bildirdiğiniz maddeler ile bu
şekil biribiri ile çelişmiş görünüyor.Çünkü, meşruluğumuz eskiden
olduğu gibi devam ettiği takdirde, hükûmet, yasama gücünün güvenine
sahip ve denetimine tâbî bir hey'etten ibaret olur ki, artık bu
hey'etin kuruluşunda Amerika'nın müdahalesi ve etkisi olamaz. Bu
durumda ya meşruluk devam edecektir ve Amerika'dan âdil bir hükümetin
kurulmasını istemeye gerek yoktur. Yahut da, istendiğine göre, meşruluğun
devamı sözden ibaret kalır.
d) Öğretim ve eğitimin yayılmasından ve genelleştirilmesinden maksat
nedir? İlk anda hatırımıza gelen, memleketin her tarafında Amerikan
okullarının açılmasıdır. Çünkü daha şimdiden yalnız Sivas'ta yirmi
beş kadar okul açmışlardır ki, yalnız bir tanesinde bin beş yüz
kadar Ermeni öğrenci vardır. Bu durum karşısında Osmanlı ve İslâm
ve öğretim ve eğitiminin yayılması ve genelleştirilmesi ile bu teşebbüs
nasıl bağdaştırılacaktır.
e) Din ve mezhep hürriyetinin sağlanması maddesi de önemlidir.
Patrikhanelerin imtiyazları devam ederken bunun farklı yanı ve anlamı
nedir?
f) Temsilcinin beşinci madde olarak sözünü ettiği bütün Osmanlı
ülkesinin sınırları ne demektir? Yani savaştan önceki sınırlarımız
mıdır? Eğer bu deyim içinde Suriye ve Irak da varsa, Anadolu halkı
Arabistan adına mandaterlik isteğine hak ve yetkisi olabilir mi?
g) Bugünkü hükûmetin politikası nedir? Tevfik Paşa neden Londra'ya
gitti? Amerikalılar gibi İngilizlerin de ayrıca bir mandaterlik
politikası güttükleri anlaşılıyor. Aralarındaki fark nedir? Hükümet
Amerikan mandası için ne düşünüyor? Yani buna eğilimli mi, yoksa
isteksiz mi? Amerikalılar neden Ermenistan mandaterliğini bıraktılar?
Amerikalılar mandayı almaya ne dereceye kadar yatkın ve isteklidirler?
2 - Sivas Kongresi'nin toplanması, Erzurum Kongresi'nin sonucuna
bağlıdır. Bununla ayrıca uğraşılmaktadır.. Yüksek şahsiyetlerinin
bunu beklemek üzere ya Tokat'ta yahut Amasya'da bulunmaları uygundur.
Saygılarımızı sunarız.
Mustafa Kemal
Güvenlikle ilgili Amasya, 30.7.1919
İvedi
3' üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na
1-Mustafa Kemal Paşa'ya özel; Bekir Sami Bey'den alınan cevap aşağıda
arz olunur :
a) Tam bağımsızlık istendiği takdirde, vatanın birçok bölgeye ayrılacağı
ve birkaç mandaya tabi tutulacağımız Dörtler Komisyonu'nca kararlaştırılmıştır.Bu
bakımdan ve buna engel olmak için, Amerikan temsilcisi, bir manda
istemenin en uygun olacağını söylemiştir.
b) Yalnız hakimiyet hakları söz konusudur; yurt bütünlüğümüzün
korunması temel ilkedir.
c) Amerika'dan herhangi şekilde bir hükumet istemeyeceğiz. Amerika'ya
adil bir hükumet kuracağımız konusunda güvence vereceğiz. Anayasamızın
hükümleri yürürlükte kalmak, Hanedan'ın her türlü hüküm sürme haklarına
dokunulmamak ve korunmak, eskiden olduğu gibi dışarıda temsilcilerimiz
bulunmak şartıyla,Amerikan Hükûmeti'nin mutluluğumuza ve gelişmemize
yardımcı olmasını isteyeceğiz. İsteyeceğimiz manda şekli budur.
d) Öğretim ve eğitimin yayılmasından ve genelleştirilmesinden maksat
Amerikan okullarının köylerimize kadar girmesine izin vermek değil,
millî ve islâmî öğretim ve eğitimi yaymaya ve genelleştirmeye çalışacağımız
konusunda kendilerine söz vermekle birlikte yardımlarını istemektir.
Mandaterliği Amerikan misyonerlerine değil Amerikan Hükümeti'ne
vermek istiyoruz.
e) Din ve mezhep hürriyeti esasen dinî ve islâmî ilkelerimizin
gereğidir;Amerikan kamuoyu bu gerçeği bilmediği için, kendilerine
bu konuda güvence vermek istiyoruz. Temsilcinin sözünü ettiği sınırlar
savaştan önceki sınırlarımızdır.Suriye ve diğer memleketler üzerinde
bizim mandaterlik isteğine yetkimiz olup olmaması kongrece çözülecek
bir sorundur. Esasen Suriye ve Irak'ta Amerikan hey'etleri halk
oyuna başvurdular. Suriye ve Filistin'de bağımsız bir Arap hükûmeti
kurulmasını istemekle birlikte, Amerikan mandasını ötekilerden daha
üstün tuttuklarını gösterdiler.
f) Bugünkü hükûmet daha yeni kurulduğundan politikası belli değildir.
Ancak, daha önceki hükûmetlerin siyasetleri güçsüzlük ve İtilâf
kuvvetlerinin her emrine boyun eğmekti. Tevfik Paşa, Londra'ya gitmeyerek
Ferit Paşa ile geri dönmüştür.Amerika, Ermenistan hükûmeti belli
olmadan yalnız oralarda dolaşan heyetlerinin verdiği raporlara göre,
büyük bir Ermenistan'ın kurulmasına maddî olarak imkân bulunmadığı
görüşündedir. Manda konusundaki aynntılı bir rapor posta ile gönderilmek
üzeredir.
g) Şimdilik tarafınızdan yapılacak tebligatı beklemek üzere Tokat'ta
bulunacağım. Amasya ve Tokat ile ilçelerde gerekli tebliğlerde bulunmakta
ve bunların iyi sonuçlar vereceğini ümit etmekteyim. Hepinize saygılarımı
sunarım, efendim.
5' inci Tümen Komutanı
Arif
şifre Erzurum, 1.8.1919
Kişiye özel
Amasya'da 5' inci Tümen Komutanlığı'na
Bu telgrafın hemen Bekir Sami Beyefendi'ye ulaştırılması ve cevabının
acele olarak alınması rica olunur.
Bekir Sami Beyefendi'ye Özel:
İlgi : 3.7.1919.
Amerikan mandası hakkındaki son açıklamalarınızı öğrendik. Bu şartlara
göre aslında korkulacak bir şey olmamak lâzım. Bununla birlikte
daha bir nokta hakkındaki yüksek görüşlerinizi de almak istiyoruz.
Lehimizde bu kadar elverişli şartlar ileri sürülmesine yatkın bulunacak
olan Amerikan Hükümeti, böyle bir mandaterliği kabul etmesine yani
buna katlanmasına karşılık,Amerika adına ne gibi yarar ve çıkarlar
sağlamış olacaktır? Bununla kendi hesaplarına elde edecekleri sonuç
nedir? Bu konudaki yüksek düşünce ve bilgilerinizle de bizi aydınlatmanızı
acele bekleriz, efendim.
Mustafa Kemal
Amasya, 3.8.l919
3' cü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na
Bekir Sami Bey'den alınan cevap aşağıda arz olunur :
Mustafa Kemal Paşa'ya Özel : Amerikalılarla şimdiye kadar yapılan
görüşmeler tabiatıyla hep özel bir şekilde olmuş ve sırf bir varsayımdan
ibaret kalmış olduğu için, mandaterliklerin her iki tarafa yükleyeceği
şartlar üzerinde durulmamıştır. Mümkünse, hazırlıklara başlanarak
Sivas Kongresi'nin bir an önce açılması gereğini özet olarak arz
ederim.
Kurmay Yarbay Arif
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne
Saygıdeğer Efendim,
Memleketin siyasî durumu en son kertesine geldi. Kendimize bir
yön çizebilmek için, Türk milletinin zarını atıp olumlu bir durum
alma zamanı ise geçmek üzere bulunuyor.
Dış durum İstanbul'da şöyle görünüyor :
Fransa,İtalya, İngiltere, Türkiye'nin mandaterlik meselesini Amerikan
Senatosu'na resmen teklif etmiş olmakla birlikte, Senato'nun bu
teklifi kabul etmemesi için bütün güçlerini kullanıyorlar. Taksimden
pay kaçırmak elbette işlerine gelmiyor.
Suriye'de aradığını bulamayan Fransa, zararını Türkiye'den kapatmak
istiyor. İtalya namuslu bir emperyalist olduğundan, savaşa ancak
Anadolu'nun bölüşülmesinde pay almak için girdiğini açıktan açığa
söylüyor. İngiltere'nin oyunu biraz daha incedir.
İngiltere, Türk'ün birliğini, çağdaşlaşmasını, gerçek bir bağımsızlık
kazanmasını, gelecekte bile istemiyor. Yeni imkân ve görüşlerle
;tamamen çağdaş ve kuvvetli bir Müslüman - Türk hükûmeti başında
hilâfet de olursa, İngiltere'nin elindeki Müslüman esirleri için
kötü bir örnek olur. İngiltere Türkiye'yi bütünü ile ele geçirebilse,
kafasını kolunu koparır, birkaç yılda sadık bir sömürge durumuna
sokar. Buna, memleketimizde en başta ve özellikle dinî sınıflar
çoktan taraftardırlar. Fakat bunu Fransa ile dövüşmeden yapabilmek
mümkün olamayacağından taraftar olamaz. Fakat, Türkiye'yi bütün
olarak korumak gereği duyulursa, yani bölüşmenin büyük askerî fedakârlıklarla
yapılabileceğini anlarsa Lâtinleri sokmamak için Amerikan görüşünü
tutar ve destekler.Nitekim İngiliz siyasetçileri arasında zaten
bu görüşe eğilimli olanlar vardır. Morisson (Morison) gibi ünlü
kimseler Amerika'nın Türkiye'de manda kurmasını istiyorlar.
Başka bir çözüm yolu da, Türkiye'yi Trakya'dan, İzmir'den, Adana'dan,
belki de Trabzon'dan ve hele İstanbul'dan yoksun bıraktıktan sonra,
eski Kapitülasyonları ve boğulmaya mahkûm iç sınırlarıyla başbaşa
bırakmak.
Biz İstanbulda, kendimiz için, bütün eski ve yeni Türkiye sınırlarını
içine almak üzere geçici bir Amerikan mandasını Kehven-i şerolarak
görüyoruz. Dayandığımız noktalar şunlardır :
1- Aramızda, hangi şartlar altında olursa olsun, Hristiyan azınlıklar
kalacaktır. Bunlar hem Osmanlı vatandaşı olma haklarından yararlanacaklar
hem de dışarıda bir Avrupa devletine dayanarak karışıklık çıkaracaklar,
sürekli olarak müdahaleye yol açacaklar ve zaten göstermelikten
ibaret olan bağımsızlığımızdan azınlıklar adına her yıl bir parça
daha kaybedeceğiz.
Güçlü bir hükûmet ve çağdaş bir idare kurulabilmesi için, patrikhanenin
siyasî imtiyazla, azınlıkların kuvvetli devletler vasıtasıyla yaptıkları
sürekli tehditler ortadan kalkmalıdır. Küçük ve zayıf bir Türkiye
bunu başaramayacaktır.
2 - Biribirini yok eden, çıkar sağlama, hırsızlık, macera ve şöhret
için yaşayanların hırsını doyuran bu hükûmet anlayışı yerine, milletin
refah ve kalkınmasını sağlayabilecek, halkı ve köyleri, sağlığı
ve zihniyeti ile çağdaş bir halk durumuna getirebilecek bir hükûmet
anlayış ve uygulamasına ihtiyacımız var.Bunun için gerekli olan
paraya uzmanlığa ve kudrete sahip değiliz. Siyasî dış borçlar, siyasî
esareti artırıyor. Taraf tutma, cahillik ve çok konuşmaktan başka
olumlu bir sonuç veren yeni bir hayat yaratamıyoruz.
Bugünkü hükûmet, adamlarını takdir etmese bile, halkı ve halk hükûmeti
kurulmasını yararlı gören Filipin gibi vahşî bir memleketi, bugün
kendi kendini idareye muktedir çağdaş bir makine haline koyan Amerika,
bu konuda çok işimize geliyor. On beş yirmi yıl sıkıntı çektikten
sonra yeni bir Türkiye'yi, her ferdi öğrenimi ve zihniyetiyle gerçek
bağımsızlığı kafasında ve cebinde taşıyan bir Türkiye'yi, ancak
yeni dünyanın kabiliyeti yaratabilir.
3 - Yabancı devletlerin Türkiye üzerindeki rekabetlerini ve kuvvetlerini
memleketimizden uzaklaştırabilecek bir yardımcıya ihtiyacımız var.
Bunu ancak Avrupa dışında ve Avrupa'dan daha güçlü bir elde bulabiliriz.
4 - Bugünkü oldu bittileri ortadan kaldırmak ve davamızı sür'atle
dünyaya karşı savunabilmek için, gerekli güce sahip bir devletin
yardımını istemek lâzımdır. Yayılma siyaseti güden Avrupa'nın başvurduğu
binbir yol ve alçakça siyasetine karşı böyle bir vekil olarak Amerika'yı
kendimize kazanarak ortaya atabilirsek, Doğu Meselesi'ni de Türk
Meselesi'ni de gelecek için kendimiz çözümlemiş olacağız.
Bu sebeplerden dolayı, bir an önce istememiz gereken Amerikan mandası
da, elbette sakıncasız değildir. Haysiyetimizden epeyce fedakârlık
etmek mecburiyetinde bulunuyoruz. Yalnız, bazılarının düşündüğü
gibi, Amerika'nın resmî sıfatında dinî eğilim ve taraf tutma yoktur.
Hıristiyanlara para verecek misyoner kadın Amerika'sı, Amerika'nın
yönetim mekanizmasında bir yer tutmaz. Amerika'nın yönetim mekanizması
dinsiz ve milliyetsizdir. O, türlü cins ve mezhepten insanları çok
uyumlu ve kaynaşmış olarak bir arada tutmanın yolunu biliyor.
Amerika, Doğu'da mandaterlik yapmak Avrupa'da başına dert açmak
niyetinde değildir. Fakat onların onur meselesi yaptıkları şey, yöntemleri
ve idealleri ile Avrupa'dan daha üstün bir millet olmak iddiasıdır.
Bir millet içtenlikle Amerikan milletine başvurursa, Avrupa'ya,
girdikleri memleket ve milletin yararına nasıl bir idare kurduklarını
göstermek isterler.
Amerikan resmî mahfillerinin önemli şahsiyetleri arasında epey
lehimize bir hava oluştu. İstanbul'a Ermeni dostu olarak gelen birçok
hatırı sayılı Amerikalı, Türk dostu ve Türk propagandacısı olarak
döndüler.
Bu akımı temsil eden resmî ve gayrî resmî Amerikan görüşünün altında
yatan gizli düşünce şudur : Türkiye'yi parçalamamak, eski sınırları
içinde bir bütün halinde olduğu gibi korumak şartıyla genel ve tek
bir mandaya bağlamak. Suriye, Amerikan Komisyonu orada iken, genel
bir kongre toplayarak Amerika'yı istemiştir. Suriye'nin bu isteği
Amerika'da çok iyi karşılanmıştır.
Amerika, bizim topraklarımız üzerinde Ermenistan kurmaya niyetli
görünmüyor. Eğer mandayı alırlarsa, bütün milletleri eşit şartlar
altında bir memleket evladı olarak kabul edip alacaklarını önemli
çevrelerden haber aldım.
Ne var ki, Avrupa, mutlaka bir Ermenistan meselesi ortaya çıkarmak
- özellikle İngiltere - Ermenilere tavizler vermek istiyor. Amerikan
kamuoyunda zulüm görmüş Ermeniler adına bir oyun oynamaya çalışıyor.
Avrupa korkusu bizim fikir adamlarını düşündürüyor. Reşat Hikmet
Bey gibi, Câmi Bey gibi,hattâ millî birliğe şekil veren diplomatlarımızın,
Ermeni meselesi için bir çözüm yolu tavsiyeleri var. Resmen size
yazılıyor.
Çok tehlikeli anlar geçiriyoruz. Anadolu'daki mücadeleyi dikkat
ve sevgiyle izleyen bir Amerika var. Hükûmet ve İngilizler, bunun
Hıristiyanları öldürmek,İttihatçılar getirmek için yapılan bir hareket
olduğu düşüncesini Amerika'ya elbirliği ile benimsetmeye çalışıyorlar.
Her an bu Millî Mücadele'yi durdurmak için kuvvet gönderilmesi
tasarlanıyor; bunun için İngilizleri kandırmaya çalışıyorlar. Millî
Mücadele sür'atle ve olumlu isteklerle kendini ortaya koyarsa ve
Hristiyan düşmanlığı gibi bir rengi de olmazsa Amerika'da hemen
destek bulacağını yine çok önemli çevreler garanti ediyorlar.
Sivas Kongresi toplanıncaya kadar, Amerikan komisyonunu alıkoymaya
çalışıyoruz. Hattâ, kongreye Amerikalı bir gazeteci göndermeyi de
belki başarabileceğiz.
İşte bütün bunlar karşısında, dâvâmızda bize yardımcı olabilmesi
için, bu fırsat dakikalarını kaybetmeden, bölüşülme ve çözülme korkusu
karşısında, kendimizi Amerika'ya başvurmaya mecbur görüyoruz Vasıf
Bey kardeşimizle bu hususta birleştiğimiz noktaları kendisi de ayrıca
yazacaktır.
Türkiye'yi azim ve irade sahibi geniş görüşlü bir iki kişi belki
kurtarabilir. Macera ve boğuşma devri artık geçmiştir.Gelecek için
kalkınma ve birlik savaşı açmaya mecburuz. Sınırlarında bu kadar
çok evladı ölen zavallı memleketimizin düşünce ve medeniyet savaşında
kaç tane şehidi var.Biz Türkiye'nin hayırlı evlâtlarından, yarının
kurucuları olmalarını istiyoruz. Sizin, Rauf Bey kardeşimizle birlikte,
temelleri bile çöken zavallı memleketimiz için uzakları görerek
düşünüp çalışmanızı bekliyoruz.
Saygılarımı gönderir, başarınıza dua ederim. Millî dâvâda canıyla
başıyla çalışanlar arasında, sade bir Türk askerinin alçak gönüllülüğü
ile, sizinle birlikte olduğumu ifade ederim. 10.8.1919
Halide Edip
Afyonkarahisar 13.8.1969
15' inci Kolordu Komutanlığı'na
Mustafa Kemal Paşa'ya özel : İstanbul'daki çeşitli partilerin birleşerek
Amerika hey'etine verilmek üzere aldıkları kararlar aşağıda arz
olunur :
1- Ermenistan için Türkiye'nin doğu sınırları üzerinde Ermenilerin
işine yarayacak bir toprak parçası vermeye Doğu illerindeki Türklerin
ve orada iş başında bulunan büyüklerin, bu bölgenin gelecekteki
refahını ve serbestçe gelişmesini düşünerek razı olabilecekleri
görüşünde olduklarını, yalnız bu görüşlerini, oradaki Kürtlerle
işbirliği yapmış olmaları ve Kürtlerin de Ermenilere toprak verme
düşüncelerine kesinlikle karşı bulunmaları dolayısıyla açığa vurmak
istemediklerini ve hattâ açığa vursalar bile, oradaki Türk çoğunluğunun,
aşağıdaki şartların yerine getirileceği konusunda kendilerine güvence
verilmedikçe bu düşüncede Kürtlerden ayrılmayacaklarını zannettiklerini
tespit etmiştir. Şöyle ki Birincisi,Türk ve Kürt çoğunluğunun ve
aralarındaki diğer azınlıkların yaşadıkları toprakların bütünlüğü;
ikincisi, Türk bağımsızlığının tam olarak tanınması ve fiilen garanti
edilmesi; üçüncüsü, Türkiye'nin çağdaş medeniyete ulaşabilmesi için
serbestçe gelişmesine engel olan kayıtların kaldırılmasıyla Wilson
prensiplerinde vadedildiği üzere, bağımsızlıklarından ve haklarından
en güvenli bir şekilde yararlanmasına imkân verilmesi; dördüncüsü,
bu hususlarda ve Türklerin gelişmelerinin çabuklaştırılmasında Amerika'nın
bize yardımcı olacağını, Cemiyet-i Akvam 'a karşı üstlenmesi.
2 - Boşaltılacak topraklardan çıkarılacak olan Türk ve Kürtlerin
gönderildikleri yeni topraklarda derhal yerleştirilmeleri ve bu
topraklardan hemen yararlanmalarını sağlamak için Amerika'nın yardım
etmesi.
3 - O çevrede ve özellikle Erzincan ve Sivas arasında yoğun olarak
bulunan Ermeniler'in yine Ermenistan sınırları içine gönderilmelerinin
sağlanması.
4 - Ermenistan adına ve hesabına gerçekleşmesini muhtemel gördüğümüz
toprak verme durumu, bağımsız bir Ermenistan adına değil, ancak
büyük ve medenî bir devletin mandası altında gelişecek çağdaş bir
devlet adına olacaktır. Çünkü,bugünkü Ermenistan'a toprak bırakmak,
Türkiye'nin başına ikinci bir Makedonya derdi açmak demek olduğu
gibi, Kafkasya için de bir gaile çıkarmak demektir.
5 - Bütün bunlar tartışılabilir bir "teklif" niteliğindedir.
Ancak, bunların kesin bir şekil alabilmesi, memleketteki hey'etlerle
temas kurmaya bağlı ise oraya Amerikan hey'etinden birinin gönderilmesi
şarttır.
6 - Ve en son olarak konunun kanunî ve meşru bir şekle sokulması
için Osmanlı Millî Meclisi'ne götürülmesi tabiîdir.
12'nci Kolordu Komutanı
Salâhattin
Şifre Erzurum, 21.8.1919
Kişiye özel
12' nci Kolordu Komutanlığı'na
20' nci Kolordu Komutanlığı'na
(Yalnız 12'nci Kolordu). İlgi : 13.8.1919.
İstanbul'da çeşitli partilerin Amerikan Komisyonu'na verilmek üzere
aldıkları kararlar, burada Hey'et-i Temsiliye'mizce son derece üzüntü
ve esefle karşılandı. Çünkü, birinci maddede Ermenistan'a Doğu illerimizden
toprak verilmesi söz konusu olmaktadır. Oysa, ezici çoğunluğu Türk
ve Kürt olan bu illerden bir karış toprağın bile Ermeniler hesabına
yazılmasının, bugün için uygulamada mümkün olamayacağı şöyle dursun,
unsurlar arasındaki nefret ve öcalma duygusunun dehşet ve şiddeti,
Osmanlı Ermenilerinin dönmeleri halinde bile iller içinde yoğun
olarak yerleştirilmelerini tehlikeli göstermektedir. Bu bakımdan,
suçlu olmayan Osmanlı Ermenilerine gösterilecek en büyük kolaylık,
adaletli ve eşit şartlar altında vatanlarına dönmelerini kabulden
başka bir şey olamayacaktır. Üçüncü maddede, Erzurum ve Sivas arasında
yoğun bir Ermeni topluluğu bulunduğu hayali,bilgisizlik ve vukufsuzluktan
başka birşey değildir : Harpten önce bile, buralarda oturanların
büyük çokluğu Türk, birazı Zaza denilen Kürtlerden ve pek azı da
Ermenilerden ibaretti. Bugün artık varlığından söz edilecek sayıda
Ermeni yoktur. O halde, bu gibi dernekler yetkilerini bilmeli ve
bir iş yapmak isterlerse, hiç olmazsa Harbiye ve Hariciye Nezaretleri'nin
barış hazırlıkları dolayısıyla yaptıkları resmî istatistik ve grafiklere
olsun başvurmak zahmetinden kaçınmamalıdırlar. Bu telgrafın aynen
İstanbul'a gönderilmesini rica ederiz.
Mustafa Kemal
Güvenlikle ilgili Ankara,14.8.1919
3' üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na
1- Mustafa Kemal Paşa'ya (özel) : İstanbul'a gönderilmek üzere yazmış
olduğunuz son cevaplarınız, yerine ulaştırılmış ve buna cevap olarak
basılı bir raporla, Ahmet Rıza Bey, Ahmet İzzet, Cevat, Çürüksulu
Mahmut Paşalar, Reşat Hikmet, Câmi, Reşit Sadi Beyler, Esat Paşalar
gibi pek çok şahsiyetin düşüncelerine uygun olan Kara Vasıf'ın yani
Cengiz'in ve Halide Edip Hanım'ın görüşlerinin yer aldığı uzun mektuplar
geldi. Bunlar sıra ile özetlenerek arz edileceği gibi, asılları
da Sivas'a gönderilecektir. Bunların hepsinde bir yardıma ihtiyaç
duyulduğu ve bu yardımın Amerika tarafından yapılmasının en az zararlı
yol olarak kabul ve uygun bulunduğu şeklinde bir gerekçe ileri sürülmektedir.
Basılı rapor, Câmi, Rauf, Ahmet, Reşit Hikmet, Reşit Sadi Bey'ler
ile Halide Hanım, Kara Vasıf, Esat Paşa, bütün parti ve derneklerin
düşünceleri yoklandıktan sonra büyük çoğunluğun görüşüne göre düzenlenmiştir.
Vakit varmış. Kongrede bir an önce iş görmek,Amerikalılar gitmeden
tebligat yapılmak gerekirmiş. Amerikalıları oyalayarak hareketleri
geciktirilmeye çalışılıyormuş. Kongre hemen kesin bir karar verebilir
mi? sorusuyla Amerikalılar bu düşünceyi benimsediklerini hissettiriyorlarmış.
Kongrenin toplanmasını çabuklaştırmanız rica olunur.
20' nci Kolordu Komutanı
Ali Fuat
Bu telgrafta sözü edilen uzun mektuplar günlerce telleri işgal
eden şifrelerle verildi. Birbirine ekli olan o şifrelerden biri
de şuydu :
Güvenlikle ilgili
Kişiye özel Ankara,17.8.1919
3'üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Kâzım Beyefendi'ye
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne(özel):16.7.1919tarih ve 880 sayılı
şifrenin dokuzuncu maddesinin ekidir :
Kara Vasıf'ın 10 numaralı madde hakkında ek olarak verdiği bilgi
:
1- Bir yardım şeklinde Amerika'ya taraftar olursak ve bunu Doğu
İlleri Kongresi, Millî Kongre, bir istek gibi telgrafla hükûmetimize
bildirirse, Wilson'un Amerikan Kongresi'ne karşı güzel bir dayanak
noktası olacaktır. İstanbul'da pek çok aydın bu görüşten yanadır
ve böyle bir şey hazırlıyorlar. Eğer Anadolu da yaparsa yararlı
olur diyorlar. Böyle olursa, Amerika'nın mandasından yararlanarak
öteki alçak düşmanları memleketimizden çıkarmak ve sonra yalnızca
Amerikalılarla karşılaşmak mümkün olur ve uğraşmak da kolay olur.
Bir de Amerikalılar bizi şiddetle suçluyorlar. Yani hükûmeti aşağılayıp
milletimizi de horluyorlar. Temsilcilerine İstanbul'dan çıkışını,
Paris'e gidişini, muhtıraları.... sonra diyorlar ki, Avrupa'nın
yapmaya cesaret edemediğini siz kabul ediyorsunuz. Söz gelişi,Avrupa
büyük bir Ermenistan kurulmasını düşünmüyor. Sizin sadrazam, Toros'tan
sınır veriyor, Ermenistan istiyor. Oysa, şimdiye kadar Amerikan
komisyonlarından hiçbirisi bile, buna olabilir demedi. Bütün raporlara
göre, Anadolu'da, Türkiye'de bir Ermenistan kurmak şöyle dursun,
muhtar ve bölgesel idareler bile oluşturmak mümkün değildir. Nüfusları
yok, toprakları yok. Bu yönetim müthiş bir askerî kuvvete dayandırılmazsa
olmaz. Ermenilerde bu kuvvet olamaz, Amerika bu lûtfu yapamaz. Öteki
devletler de buna tahammül edemez. Meğer ki, oraları zaptetsinler
ve barış yapsınlar, Bu da mümkün değil, Rekabet bunu engeller.İşte
İstanbul'un haberleri. Orada iyice düşünülsün : Epeyce zaman vardır.
Amerikan Kongresi hemen hemen Wilson'u dinlemek üzeredir.
2 - İstanbul'da büyük çapta temaslar var. Onun için Mustafa Kemal
Paşa genel bir emir verir mi? Yoksa İstanbul'un karar ve çalışmalarını
benimser mi? Bu çalışmaların amacı, milletin birliği, vatanın bütünlüğü,
istiklâl ve hâkimiyetin elde edilmesi! Eğer Mustafa Kemal Paşa buraya
genel bir emir vermezse ve kendisi hemen oradan Amerikalılar, İngilizler
ve diğer yabancılarla temasa geçmezse, tabiî burada faaliyet devam
edecektir. Belki; ters bir sonuç ortaya çıkabilir. Buna dikkati
çekerim. Bu rolü, siyaseti çok daha iyi yürüten bir Mustafa Kemal
Paşa'nın mücadelesine ve kuvvetine dayanmak ise , onun sözleri,
demeçleri, tavır ve hareketleriyle tutum ve söz olarak yalanlanmış.
3-Çolak Hüseyin Salâhattin iki yüzlü davranışını sürdürüyor. Sadık
Bey'in en gözde bendelerinden olan bu şahsın bir mevki sahibi olmaması
için ne yapılacağı düşünülüyor.
20' nci Kolordu Komutanı
Ali Fuat
Kara Vasıf Bey'e bildirilmek üzere verilen cevap şuydu :
Şifre Erzurum, 19.8.1918
Kişiye özel ve ivedi
20' nci Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa Hazretleri'ne
İlgi :17.8.1919
1- Sözü edilen Amerikan mandasının nasıl bir yardım sağlayacağının
dikkatli bir incelemeden geçirilmesi ve millî gayemiz açısından
bir yararı olup olmayacağının da hesaplanması pek önemlidir. İstanbul'da
çalışan grubun gayesi milletin birliği, vatanın bütünlüğü, istiklâl
ve hâkimiyetin elde edilmesi noktasında toplanmış gösterildiğine
göre, Amerikan mandasını kabul durumunda bu gaye korunmuş olabilir
mi?
2 - Millî isteklere bağlı kalmayan ve onlara uygun düşmeyen kararlar,
hiçbir zaman milletçe kabul edilemeyeceğinden, milletimizin ve vatanımızın
alınyazısını tayinde, millî vicdana tercüman olmaktan ibaret bulunan
görevimizi tam olarak yerine getirebilmek için, millî isteğin odaklaşarak
tek bir hedefe yönelmesini beklemeden hiç bir meselede yetkili görünmemiz
doğru değildir. Bundan dolayıdır ki,tarafımızdan yabancılarla olan
temas ve ilişkilerin, kongrenin kararlarına uyularak millet adına
yapılmasını tercih etmekteyiz. Tanrı'ya şükür, yurdumuzdaki millî
akımın pek çok gelişmekte, kökleşmekte ve güçlenmekte oluşu, bizleri
sürekli olarak bu noktaya doğru çekiyor ve davet ediyor.
3 - Şurası da gözönünde tutulmalıdır ki, memleket ve milletin alınyazısı
üzerinde Amerika veya herhangi bir devletle anlaşmaya yetkili olabilecek
bir hükûmet, ancak millî hâkimiyet ilkesini kabul ve milli bir meclis'in
varlığını benimseyerek ona dayanmayı gerekli sayan bir hükûmettir.
Bu takdirde, İstanbul Hükümeti'ni oluşturacak şahısların da mutlaka
bu vasıfları taşıması gerekir.
Burada bizce olduğu gibi oradaki çalışmalarınız da bu amacın sağlanmasına
yönelmelidir.
4 - Yakında kongre kararlarını öğreneceksiniz. Gözlerinizden öperiz.
Mustafa Kemal
Bir küçük bilgi daha vereyim. Sivas'a gelmiş olan gazeteci Mister
Brown(Brovn) ile bizzat görüşmeyi uygun gördüm. Karşısındakini kolaylıkla
anlayan çok zeki bir genç.
Bundan sonra, 8 Eylül toplantısında sözünü ettiğim muhtıra ele alındı.
Bu muhtırada başlıca Amerikan mandası üzerinde duruluyordu.
O günlerde, İstanbul'dan gelen bazı kimseler Amerikalı Mistez Brown
(Bravn) adında bir gazeteciyi de Sivas'a getirmişlerdi.
Bu konu üzerinde kongrede geçen görüşmelere yer vermeden önce,yüksek
hey'etinizi yeterince aydınlatabilmek için, bazı, ön bilgiler arz
edeyim. Bu bilgiler, Erzurum'dan beri başlayan bazı haberleşmelerden
daha iyi anlaşılacağı için, onları olduğu gibi sunacağım :
Güvenlikle ilgili ve çok ivedi Amasya, 25/26.7.1919
Erzurum'da 3' üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkaılığı'na
1-Mustafa Kemal Paşa'ya özel : Bu gün 25 Temmuz 1919 akşamı Bekir
Sami Beyefendi Amasya'ya geldiler. Kendileri ile uzunca bir süre
görüşmek şerefine eriştim. Mustafa Kemal Paşa'ya ve Rauf Beyefendi'ye
saygılarını sunarlar. Kendisi aşağıdaki düşüncelerini arz etmekliğimi
rica etmiştir.
2 - Bağımsızlık, elbette istenir ve tercih edilir. Ancak, tam bağımsızlık
istediğimiz takdirde, vatanın birçok parçalara ayrılacağı kesin
ve şüphesizdir. Şu halde, iki üç ili içine almaktan ibaret olacak
bağımsızlığa, vatanımızın bütünlüğünü garanti altına alacak yabancı
bir devletin himayesi (mandaterlik) elbette tercih edilir. Osmanlı
ülkesinin tamamını içine alan meşruluğumuz ve dışarıdaki temsil
hakkımız eskiden olduğu gibi devam etmek şartıyla, belirli süre
için Amerika mandasını istemeyi milletimiz için en yararlı bir çözüm
şekli olarak kabul ediyorum. Bu konuda Amerika temsilcisiyle görüştüm.
Birkaç kişinin değil,bütün bir milletin sesini Amerika'ya duyurmak
gerektiğini söyledi ve aşağıdaki şartlar çerçevesinde
Wilson'a,
Senato'ya ve Amerikan Kongresi'ne başvurulmasını teklif etti :
a) Adil bir hükümetin kurulması,
b) Öğretim ve eğitimin yayılması ve genelleştirilmesi,
c) Din ve mezhep hürriyetinin sağlanması,
d) Gizli anlaşmaların kaldırılması
e) Bütün Osmanlı ülkesini sınırları içine alacak şekilde, Amerikan
Hükûmeti'nin bizi kumandası altına almayı kabul etmesi.
3 - Bundan başka kongremizin seçeceği bir hey'eti, Amerika'ya bir
zırhlı ile göndermeyi de temsilci üzerine almıştır.
4 - Bekir Sami Bey, daha bir iki gün buralarda kalacağından, her
türlü emir ve talimatın benim aracılığımla gönderilmesini, özellikle
Sivas Kongresi'nin ne zaman toplanacağının ve kendilerinin o güne
kadar nerede beklemesinin uygun olacağının bildirilmesini istirham
eylemekte olduğu.
5' inci Kafkas Tümeni Komutan Vekili Arif
Şifre İvedi ve kişiye özel Erzurum
Amasya'da 5' inci Tümen Komutanlığına
1- Şimdi Amasya'da bulunan eski Vali Bekir Sami Beyefendi'ye özel
: Zâtıâlîlerinin telgrafından çok yararlandık, Toplanmış bulunan
Vilâyat-ı Şarkiye Kongresi hemen her tarafta kendi memleketleri
halkınca etkili,hatırı sayılır ve söz sahibi olarak tanınmış kimselerden
kurulmuş yetkili bir hey'et durumundadır. Bu kongrede, şimdiye kadar
yapılan görüşmelerde, devlet ve milletin istiklâlinin bölünmezliği
ısrarla savunulmaktadır. Bu bakımdan, bizce de daha şartları ve
niteliği belirsiz olan bir Amerika mandaterliğinden kongrede doğrudan
doğruya söz edilmesi pek sakıncalı olacağından, zâtıâlîlerinin İstanbul'da
temasta bulunduğu kimselerle yaptığı görüşmelere dayanarak aşağıdaki
noktaların açıklanmasını ve bizleri hemen aydınlatmanızı özellikle
rica ederiz. Bundan önce de doğrudan doğruya İstanbul'dan gelen
bu konudaki bilgiler şüpheli görüldüğünden, aynı esaslar çerçevesinde
açıklama istendiği gibi, 21 Temmuz 1919 tarihinde Sivas'ta Refet
Bey vasıtasıyla İstanbul'dan alınan bilgilerde de yine şüpheli noktalar
bulunduğundan, oradan da şartlar hakkında kestirmeden açıklama istenmiştir.
a) Tam bağımsızlık istendiği takdirde, vatanın birçok parçalara
ayrılacağı kesin ve şüphesizdir, buyuruluyor. Bu görüşün kaynağı
nedir?
b) Vatanın bütünlüğünden maksat, memleketin bütünlüğü mü, yoksa
hakimiyet hakları mıdır?
c) Osmanlı ülkesinin tamamını içine alan meşruluğumuz ve dışarıdaki
temsil edilme hakkımız eskiden olduğu gibi devam etmek şartiyle
mandaterlik istemeyi en yararlı bir çözüm olarak kabul buyuruyorsunuz,
Ancak, temsilcinin ileri sürdüğünü bildirdiğiniz maddeler ile bu
şekil biribiri ile çelişmiş görünüyor.Çünkü, meşruluğumuz eskiden
olduğu gibi devam ettiği takdirde, hükûmet, yasama gücünün güvenine
sahip ve denetimine tâbî bir hey'etten ibaret olur ki, artık bu
hey'etin kuruluşunda Amerika'nın müdahalesi ve etkisi olamaz. Bu
durumda ya meşruluk devam edecektir ve Amerika'dan âdil bir hükümetin
kurulmasını istemeye gerek yoktur. Yahut da, istendiğine göre, meşruluğun
devamı sözden ibaret kalır.
d) Öğretim ve eğitimin yayılmasından ve genelleştirilmesinden maksat
nedir? İlk anda hatırımıza gelen, memleketin her tarafında Amerikan
okullarının açılmasıdır. Çünkü daha şimdiden yalnız Sivas'ta yirmi
beş kadar okul açmışlardır ki, yalnız bir tanesinde bin beş yüz
kadar Ermeni öğrenci vardır. Bu durum karşısında Osmanlı ve İslâm
ve öğretim ve eğitiminin yayılması ve genelleştirilmesi ile bu teşebbüs
nasıl bağdaştırılacaktır.
e) Din ve mezhep hürriyetinin sağlanması maddesi de önemlidir.
Patrikhanelerin imtiyazları devam ederken bunun farklı yanı ve anlamı
nedir?
f) Temsilcinin beşinci madde olarak sözünü ettiği bütün Osmanlı
ülkesinin sınırları ne demektir? Yani savaştan önceki sınırlarımız
mıdır? Eğer bu deyim içinde Suriye ve Irak da varsa, Anadolu halkı
Arabistan adına mandaterlik isteğine hak ve yetkisi olabilir mi?
g) Bugünkü hükûmetin politikası nedir? Tevfik Paşa neden Londra'ya
gitti? Amerikalılar gibi İngilizlerin de ayrıca bir mandaterlik
politikası güttükleri anlaşılıyor. Aralarındaki fark nedir? Hükümet
Amerikan mandası için ne düşünüyor? Yani buna eğilimli mi, yoksa
isteksiz mi? Amerikalılar neden Ermenistan mandaterliğini bıraktılar?
Amerikalılar mandayı almaya ne dereceye kadar yatkın ve isteklidirler?
2 - Sivas Kongresi'nin toplanması, Erzurum Kongresi'nin sonucuna
bağlıdır. Bununla ayrıca uğraşılmaktadır.. Yüksek şahsiyetlerinin
bunu beklemek üzere ya Tokat'ta yahut Amasya'da bulunmaları uygundur.
Saygılarımızı sunarız.
Mustafa Kemal
Güvenlikle ilgili Amasya, 30.7.1919
İvedi
3' üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na
1-Mustafa Kemal Paşa'ya özel; Bekir Sami Bey'den alınan cevap aşağıda
arz olunur :
a) Tam bağımsızlık istendiği takdirde, vatanın birçok bölgeye ayrılacağı
ve birkaç mandaya tabi tutulacağımız Dörtler Komisyonu'nca kararlaştırılmıştır.Bu
bakımdan ve buna engel olmak için, Amerikan temsilcisi, bir manda
istemenin en uygun olacağını söylemiştir.
b) Yalnız hakimiyet hakları söz konusudur; yurt bütünlüğümüzün
korunması temel ilkedir.
c) Amerika'dan herhangi şekilde bir hükumet istemeyeceğiz. Amerika'ya
adil bir hükumet kuracağımız konusunda güvence vereceğiz. Anayasamızın
hükümleri yürürlükte kalmak, Hanedan'ın her türlü hüküm sürme haklarına
dokunulmamak ve korunmak, eskiden olduğu gibi dışarıda temsilcilerimiz
bulunmak şartıyla,Amerikan Hükûmeti'nin mutluluğumuza ve gelişmemize
yardımcı olmasını isteyeceğiz. İsteyeceğimiz manda şekli budur.
d) Öğretim ve eğitimin yayılmasından ve genelleştirilmesinden maksat
Amerikan okullarının köylerimize kadar girmesine izin vermek değil,
millî ve islâmî öğretim ve eğitimi yaymaya ve genelleştirmeye çalışacağımız
konusunda kendilerine söz vermekle birlikte yardımlarını istemektir.
Mandaterliği Amerikan misyonerlerine değil Amerikan Hükümeti'ne
vermek istiyoruz.
e) Din ve mezhep hürriyeti esasen dinî ve islâmî ilkelerimizin
gereğidir;Amerikan kamuoyu bu gerçeği bilmediği için, kendilerine
bu konuda güvence vermek istiyoruz. Temsilcinin sözünü ettiği sınırlar
savaştan önceki sınırlarımızdır.Suriye ve diğer memleketler üzerinde
bizim mandaterlik isteğine yetkimiz olup olmaması kongrece çözülecek
bir sorundur. Esasen Suriye ve Irak'ta Amerikan hey'etleri halk
oyuna başvurdular. Suriye ve Filistin'de bağımsız bir Arap hükûmeti
kurulmasını istemekle birlikte, Amerikan mandasını ötekilerden daha
üstün tuttuklarını gösterdiler.
f) Bugünkü hükûmet daha yeni kurulduğundan politikası belli değildir.
Ancak, daha önceki hükûmetlerin siyasetleri güçsüzlük ve İtilâf
kuvvetlerinin her emrine boyun eğmekti. Tevfik Paşa, Londra'ya gitmeyerek
Ferit Paşa ile geri dönmüştür.Amerika, Ermenistan hükûmeti belli
olmadan yalnız oralarda dolaşan heyetlerinin verdiği raporlara göre,
büyük bir Ermenistan'ın kurulmasına maddî olarak imkân bulunmadığı
görüşündedir. Manda konusundaki ayrıntılı bir rapor posta ile gönderilmek
üzeredir.
g) Şimdilik tarafınızdan yapılacak tebligatı beklemek üzere Tokat'ta
bulunacağım. Amasya ve Tokat ile ilçelerde gerekli tebliğlerde bulunmakta
ve bunların iyi sonuçlar vereceğini ümit etmekteyim. Hepinize saygılarımı
sunarım, efendim.
5' inci Tümen Komutanı
Arif
şifre Erzurum, 1.8.1919
Kişiye özel
Amasya'da 5' inci Tümen Komutanlığı'na
Bu telgrafın hemen Bekir Sami Beyefendi'ye ulaştırılması ve cevabının
acele olarak alınması rica olunur.
Bekir Sami Beyefendi'ye Özel:
İlgi : 3.7.1919.
Amerikan mandası hakkındaki son açıklamalarınızı öğrendik. Bu şartlara
göre aslında korkulacak bir şey olmamak lâzım. Bununla birlikte
daha bir nokta hakkındaki yüksek görüşlerinizi de almak istiyoruz.
Lehimizde bu kadar elverişli şartlar ileri sürülmesine yatkın bulunacak
olan Amerikan Hükumeti, böyle bir mandaterliği kabul etmesine yani
buna katlanmasına karşılık,Amerika adına ne gibi yarar ve çıkarlar
sağlamış olacaktır? Bununla kendi hesaplarına elde edecekleri sonuç
nedir? Bu konudaki yüksek düşünce ve bilgilerinizle de bizi aydınlatmanızı
acele bekleriz, efendim.
Mustafa Kemal
Amasya, 3.8.l919
3' cü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na
Bekir Sami Bey'den alınan cevap aşağıda arz olunur :
Mustafa Kemal Paşa'ya Özel : Amerikalılarla şimdiye kadar yapılan
görüşmeler tabiatıyla hep özel bir şekilde olmuş ve sırf bir varsayımdan
ibaret kalmış olduğu için, mandaterliklerin her iki tarafa yükleyeceği
şartlar üzerinde durulmamıştır. Mümkünse, hazırlıklara başlanarak
Sivas Kongresi'nin bir an önce açılması gereğini özet olarak arz
ederim.
Kurmay Yarbay Arif
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne
Saygıdeğer Efendim,
Memleketin siyasî durumu en son kertesine geldi. Kendimize bir
yön çizebilmek için, Türk milletinin zarını atıp olumlu bir durum
alma zamanı ise geçmek üzere bulunuyor.
Dış durum İstanbul'da şöyle görünüyor :
Fransa,İtalya, İngiltere, Türkiye'nin mandaterlik meselesini Amerikan
Senatosu'na resmen teklif etmiş olmakla birlikte, Senato'nun bu
teklifi kabul etmemesi için bütün güçlerini kullanıyorlar. Taksimden
pay kaçırmak elbette işlerine gelmiyor.
Suriye'de aradığını bulamayan Fransa, zararını Türkiye'den kapatmak
istiyor. İtalya namuslu bir emperyalist olduğundan, savaşa ancak
Anadolu'nun bölüşülmesinde pay almak için girdiğini açıktan açığa
söylüyor. İngiltere'nin oyunu biraz daha incedir.
İngiltere, Türk'ün birliğini, çağdaşlaşmasını, gerçek bir bağımsızlık
kazanmasını, gelecekte bile istemiyor. Yeni imkân ve görüşlerle
;tamamen çağdaş ve kuvvetli bir Müslüman - Türk hükûmeti başında
hilâfet de olursa, İngiltere'nin elindeki müslüman esirleri için
kötü bir örnek olur. İngiltere Türkiye'yi bütünü ile ele geçirebilse,
kafasını kolunu koparır, birkaç yılda sadık bir sömürge durumuna
sokar. Buna, memleketimizde en başta ve özellikle dinî sınıflar
çoktan taraftardırlar. Fakat bunu Fransa ile dövüşmeden yapabilmek
mümkün olamayacağından taraftar olamaz. Fakat, Türkiye'yi bütün
olarak korumak gereği duyulursa, yani bölüşmenin büyük askerî fedakârlıklarla
yapılabileceğini anlarsa Lâtinleri sokmamak için Amerikan görüşünü
tutar ve destekler.Nitekim İngiliz siyasetçileri arasında zaten
bu görüşe eğilimli olanlar vardır. Morisson (Morison) gibi ünlü
kimseler Amerika'nın Türkiye'de manda kurmasmı istiyorlar.
Başka bir çözüm yolu da, Türkiye'yi Trakya'dan, İzmir'den, Adana'dan,
belki de Trabzon'dan ve hele İstanbul'dan yoksun bıraktıktan sonra,
eski Kapitülasyonları ve boğulmaya mahkûm iç sınırlarıyla başbaşa
bırakmak.
Biz İstanbul'da, kendimiz için, bütün eski ve yeni Türkiye sınırlarını
içine almak üzere geçici bir Amerikan mandasını Kehven-i şer
olarak
görüyoruz. Dayandığımız noktalar şunlardır :
1- Aramızda, hangi şartlar altında olursa olsun, Hristiyan azınlıklar
kalacaktır. Bunlar hem Osmanlı vatandaşı olma haklarından yararlanacaklar
hem de dışarıda bir Avrupa devletine dayanarak karışıklık çıkaracaklar,
sürekli olarak müdahaleye yol açacaklar ve zaten göstermelikten
ibaret olan bağımsızlığımızdan azınlıklar adına her yıl bir parça
daha kaybedeceğiz.
Güçlü bir hükûmet ve çağdaş bir idare kurulabilmesi için, patrikhanenin
siyasî imtiyazla, azınlıkların kuvvetli devletler vasıtasıyla yaptıkları
sürekli tehditler ortadan kalkmalıdır. Küçük ve zayıf bir Türkiye
bunu başaramayacaktır.
2 - Biribirini yok eden, çıkar sağlama, hırsızlık, macera ve şöhret
için yaşayanların hırsını doyuran bu hükûmet anlayışı yerine, milletin
refah ve kalkınmasını sağlayabilecek, halkı ve köyleri, sağlığı
ve zihniyeti ile çağdaş bir halk durumuna getirebilecek bir hükûmet
anlayış ve uygulamasına ihtiyacımız var.Bunun için gerekli olan
paraya uzmanlığa ve kudrete sahip değiliz. Siyasî dış borçlar, siyasî
esareti artırıyor. Taraf tutma, cahillik ve çok konuşmaktan başka
olumlu bir sonuç veren yeni bir hayat yaratamıyoruz.
Bugünkü hükûmet, adamlarını takdir etmese bile, halkı ve halk hükûmeti
kurulmasını yararlı gören Filipin gibi vahşî bir memleketi, bugün
kendi kendini idareye muktedir çağdaş bir makine haline koyan Amerika,
bu konuda çok işimize geliyor. On beş yirmi yıl sıkıntı çektikten
sonra yeni bir Türkiye'yi, her ferdi öğrenimi ve zihniyetiyle gerçek
bağımsızlığı kafasında ve cebinde taşıyan bir Türkiye'yi, ancak
yeni dünyanın kabiliyeti yaratabilir.
3 - Yabancı devletlerin Türkiye üzerindeki rekabetlerini ve kuvvetlerini
memleketimizden uzaklaştırabilecek bir yardımcıya ihtiyacımız var.
Bunu ancak Avrupa dışında ve Avrupa'dan daha güçlü bir elde bulabiliriz.
4 - Bugünkü oldu bittileri ortadan kaldırmak ve davamızı sür'atle
dünyaya karşı savunabilmek için, gerekli güce sahip bir devletin
yardımını istemek lâzımdır. Yayılma siyaseti güden Avrupa'nın başvurduğu
binbir yol ve alçakça siyasetine karşı böyle bir vekil olarak Amerika'yı
kendimize kazanarak ortaya atabilirsek, Doğu Meselesi'ni de Türk
Meselesi'ni de gelecek için kendimiz çözümlemiş olacağız.
Bu sebeplerden dolayı, bir an önce istememiz gereken Amerikan mandası
da, elbette sakıncasız değildir. Haysiyetimizden epeyce fedakârlık
etmek mecburiyetinde bulunuyoruz. Yalnız, bazılarının düşündüğü
gibi, Amerika'nın resmî sıfatında dinî eğilim ve taraf tutma yoktur.
Hristiyanlara para verecek misyoner kadın Amerika'sı, Amerika'nın
yönetim mekanizmasında bir yer tutmaz. Amerika'nın yönetim mekanizması
dinsiz ve milliyetsizdir. O, türlü cins ve mezhepten insanları çok
uyumlu ve kaynaşmış olarak bir arada tutmanın yolunu biliyor.
Amerika, Doğu'da mandaterlik yapmak Avrupa'da başına dert açmak
niyetinde değildir. Fakat onların onur meselesi yaptıkları şey, yöntemleri
ve idealleri ile Avrupa'dan daha üstün bir millet olmak iddiasıdır.
Bir millet içtenlikle Amerikan milletine başvurursa, Avrupa'ya,
girdikleri memleket ve milletin yararına nasıl bir idare kurduklarını
göstermek isterler.
Amerikan resmî mahfillerinin önemli şahsiyetleri arasında epey
lehimize bir hava oluştu. İstanbul'a Ermeni dostu olarak gelen birçok
hatırı sayılı Amerikalı, Türk dostu ve Türk propagandacısı olarak
döndüler.
Bu akımı temsil eden resmî ve gayrî resmî Amerikan görüşünün altında
yatan gizli düşünce şudur : Türkiye'yi parçalamamak, eski sınırları
içinde bir bütün halinde olduğu gibi korumak şartıyla genel ve tek
bir mandaya bağlamak. Suriye, Amerikan Komisyonu orada iken, genel
bir kongre toplayarak Amerika'yı istemiştir. Suriye'nin bu isteği
Amerika'da çok iyi karşılanmıştır.
Amerika, bizim topraklarımız üzerinde Ermenistan kurmaya niyetli
görünmüyor. Eğer mandayı alırlarsa, bütün milletleri eşit şartlar
altında bir memleket evladı olarak kabul edip alacaklarını önemli
çevrelerden haber aldım.
Ne var ki, Avrupa, mutlaka bir Ermenistan meselesi ortaya çıkarmak
- özellikle İngiltere - Ermenilere tavizler vermek istiyor. Amerikan
kamuoyunda zulüm görmüş Ermeniler adına bir oyun oynamaya çalışıyor.
Avrupa korkusu bizim fikir adamlarını düşündürüyor. Reşat Hikmet
Bey gibi, Câmi Bey gibi,hattâ millî birliğe şekil veren diplomatlarımızın,
Ermeni meselesi için bir çözüm yolu tavsiyeleri var. Resmen size
yazılıyor.
Çok tehlikeli anlar geçiriyoruz. Anadolu'daki mücadeleyi dikkat
ve sevgiyle izleyen bir Amerika var. Hükûmet ve İngilizler, bunun
Hristiyanları öldürmek,İttihatçılar getirmek için yapılan bir hareket
olduğu düşüncesini Amerika'ya elbirliği ile benimsetmeye çalışıyorlar.
Her an bu Millî Mücadele'yi durdurmak için kuvvet gönderilmesi
tasarlanıyor; bunun için İngilizleri kandırmaya çalışıyorlar. Millî
Mücadele sür'atle ve olumlu isteklerle kendini ortaya koyarsa ve
Hristiyan düşmanlığı gibi bir rengi de olmazsa Amerika'da hemen
destek bulacağını yine çok önemli çevreler garanti ediyorlar.
Sivas Kongresi toplanıncaya kadar, Amerikan komisyonunu alıkoymaya
çalışıyoruz. Hattâ, kongreye Amerikalı bir gazeteci göndermeyi de
belki başarabileceğiz.
İşte bütün bunlar karşısında, dâvâmızda bize yardımcı olabilmesi
için, bu fırsat dakikalarını kaybetmeden, bölüşülme ve çözülme korkusu
karşısında, kendimizi Amerika'ya başvurmaya mecbur görüyoruz Vasıf
Bey kardeşimizle bu hususta birleştiğimiz noktaları kendisi de ayrıca
yazacaktır.
Türkiye'yi azim ve irade sahibi geniş görüşlü bir iki kişi belki
kurtarabilir. Macera ve boğuşma devri artık geçmiştir.Gelecek için
kalkınma ve birlik savaşı açmaya mecburuz. Sınırlarında bu kadar
çok evladı ölen zavallı memleketimizin düşünce ve medeniyet savaşında
kaç tane şehidi var.Biz Türkiye'nin hayırlı evlâtlarından, yarının
kurucuları olmalarını istiyoruz. Sizin, Rauf Bey kardeşimizle birlikte,
temelleri bile çöken zavallı memleketimiz için uzakları görerek
düşünüp çalışmanızı bekliyoruz.
Saygılarımı gönderir, başarınıza dua ederim. Millî dâvâda canıyla
başıyla çalışanlar arasında, sade bir Türk askerinin alçak gönüllülüğü
ile, sizinle birlikte olduğumu ifade ederim. 10.8.1919
Halide Edip
Afyonkarahisar 13.8.1969
15' inci Kolordu Komutanlığı'na
Mustafa Kemal Paşa'ya özel : İstanbul'daki çeşitli partilerin birleşerek
Amerika hey'etine verilmek üzere aldıkları kararlar aşağıda arz
olunur :
1- Ermenistan için Türkiye'nin doğu sınırları üzerinde Ermenilerin
işine yarayacak bir toprak parçası vermeye Doğu illerindeki Türklerin
ve orada iş başında bulunan büyüklerin, bu bölgenin gelecekteki
refahını ve serbestçe gelişmesini düşünerek razı olabilecekleri
görüşünde olduklarını, yalnız bu görüşlerini, oradaki Kürtlerle
işbirliği yapmış olmaları ve Kürtlerin de Ermenilere toprak verme
düşüncelerine kesinlikle karşı bulunmaları dolayısıyla açığa vurmak
istemediklerini ve hattâ açığa vursalar bile, oradaki Türk çoğunluğunun,
aşağıdaki şartların yerine getirileceği konusunda kendilerine güvence
verilmedikçe bu düşüncede Kürtlerden ayrılmayacaklarını zannettiklerini
tespit etmiştir. Şöyle ki Birincisi,Türk ve Kürt çoğunluğunun ve
aralarındaki diğer azınlıkların yaşadıkları toprakların bütünlüğü;
ikincisi, Türk bağımsızlığının tam olarak tanınması ve fiilen garanti
edilmesi; üçüncüsü, Türkiye'nin çağdaş medeniyete ulaşabilmesi için
serbestçe gelişmesine engel olan kayıtların kaldırılmasıyla Wilson
prensiplerinde vadedildiği üzere, bağımsızlıklarından ve haklarından
en güvenli bir şekilde yararlanmasına imkân verilmesi; dördüncüsü,
bu hususlarda ve Türklerin gelişmelerinin çabuklaştırılmasında Amerika'nın
bize yardımcı olacağını, Cemiyet-i Akvam 'a karşı üstlenmesi.
2 - Boşaltılacak topraklardan çıkarılacak olan Türk ve Kürtlerin
gönderildikleri yeni topraklarda derhal yerleştirilmeleri ve bu
topraklardan hemen yararlanmalarını sağlamak için Amerika'nın yardım
etmesi.
3 - O çevrede ve özellikle Erzincan ve Sivas arasında yoğun olarak
bulunan Ermeniler'in yine Ermenistan sınırları içine gönderilmelerinin
sağlanması.
4 - Ermenistan adına ve hesabına gerçekleşmesini muhtemel gördüğümüz
toprak verme durumu, bağımsız bir Ermenistan adına değil, ancak
büyük ve medenî bir devletin mandası altında gelişecek çağdaş bir
devlet adına olacaktır. Çünkü,bugünkü Ermenistan'a toprak bırakmak,
Türkiye'nin başına ikinci bir Makedonya derdi açmak demek olduğu
gibi, Kafkasya için de bir gaile çıkarmak demektir.
5 - Bütün bunlar tartışılabilir bir "teklif" niteliğindedir.
Ancak, bunların kesin bir şekil alabilmesi, memleketteki hey'etlerle
temas kurmaya bağlı ise oraya Amerikan hey'etinden birinin gönderilmesi
şarttır.
6 - Ve en son olarak konunun kanunî ve meşru bir şekle sokulması
için Osmanlı Millî Meclisi'ne götürülmesi tabiîdir.
12'nci Kolordu Komutanı
Salâhattin
Şifre Erzurum, 21.8.1919
Kişiye özel
12' nci Kolordu Komutanlığı'na
20' nci Kolordu Komutanlığı'na
(Yalnız 12'nci Kolordu). İlgi : 13.8.1919.
İstanbul'da çeşitli partilerin Amerikan Komisyonu'na verilmek üzere
aldıkları kararlar, burada Hey'et-i Temsiliye'mizce son derece üzüntü
ve esefle karşılandı. Çünkü, birinci maddede Ermenistan'a Doğu illerimizden
toprak verilmesi söz konusu olmaktadır. Oysa, ezici çoğunluğu Türk
ve Kürt olan bu illerden bir karış toprağın bile Ermeniler hesabına
yazılmasının, bugün için uygulamada mümkün olamayacağı şöyle dursun,
unsurlar arasındaki nefret ve öcalma duygusunun dehşet ve şiddeti,
Osmanlı Ermenilerinin dönmeleri halinde bile iller içinde yoğun
olarak yerleştirilmelerini tehlikeli göstermektedir. Bu bakımdan,
suçlu olmayan Osmanlı Ermenilerine gösterilecek en büyük kolaylık,
adaletli ve eşit şartlar altında vatanlarına dönmelerini kabulden
başka bir şey olamayacaktır. Üçüncü maddede, Erzurum ve Sivas arasında
yoğun bir Ermeni topluluğu bulunduğu hayali,bilgisizlik ve vukufsuzluktan
başka birşey değildir : Harpten önce bile, buralarda oturanların
büyük çokluğu Türk, birazı Zaza denilen Kürtlerden ve pek azı da
Ermenilerden ibaretti. Bugün artık varlığından söz edilecek sayıda
Ermeni yoktur. O halde, bu gibi dernekler yetkilerini bilmeli ve
bir iş yapmak isterlerse, hiç olmazsa Harbiye ve Hariciye Nezaretleri'nin
barış hazırlıkları dolayısıyla yaptıkları resmî istatistik ve grafiklere
olsun başvurmak zahmetinden kaçınmamalıdırlar. Bu telgrafın aynen
İstanbul'a gönderilmesini rica ederiz.
Mustafa Kemal
Güvenlikle ilgili Ankara,14.8.1919
3' üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na
1- Mustafa Kemal Paşa'ya (özel) : İstanbul'a gönderilmek üzere yazmış
olduğunuz son cevaplarınız, yerine ulaştırılmış ve buna cevap olarak
basılı bir raporla, Ahmet Rıza Bey, Ahmet İzzet, Cevat, Çürüksulu
Mahmut Paşalar, Reşat Hikmet, Câmi, Reşit Sadi Beyler, Esat Paşalar
gibi pek çok şahsiyetin düşüncelerine uygun olan Kara Vasıf'ın yani
Cengiz'in ve Halide Edip Hanım'ın görüşlerinin yer aldığı uzun mektuplar
geldi. Bunlar sıra ile özetlenerek arz edileceği gibi, asılları
da Sivas'a gönderilecektir. Bunların hepsinde bir yardıma ihtiyaç
duyulduğu ve bu yardımın Amerika tarafından yapılmasının en az zararlı
yol olarak kabul ve uygun bulunduğu şeklinde bir gerekçe ileri sürülmektedir.
Basılı rapor, Câmi, Rauf, Ahmet, Reşit Hikmet, Reşit Sadi Bey'ler
ile Halide Hanım, Kara Vasıf, Esat Paşa, bütün parti ve derneklerin
düşünceleri yoklandıktan sonra büyük çoğunluğun görüşüne göre düzenlenmiştir.
Vakit varmış. Kongrede bir an önce iş görmek,Amerikalılar gitmeden
tebligat yapılmak gerekirmiş. Amerikalıları oyalayarak hareketleri
geciktirilmeye çalışılıyormuş. Kongre hemen kesin bir karar verebilir
mi? sorusuyla Amerikalılar bu düşünceyi benimsediklerini hissettiriyorlarmış.
Kongrenin toplanmasını çabuklaştırmanız rica olunur.
20' nci Kolordu Komutanı
Ali Fuat
Bu telgrafta sözü edilen uzun mektuplar günlerce telleri işgal
eden şifrelerle verildi. Birbirine ekli olan o şifrelerden biri
de şuydu :
Güvenlikle ilgili
Kişiye özel Ankara,17.8.1919
3'üncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Kâzım Beyefendi'ye
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne(özel):16.7.1919tarih ve 880 sayılı
şifrenin dokuzuncu maddesinin ekidir :
Kara Vasıf'ın 10 numaralı madde hakkında ek olarak verdiği bilgi
:
1- Bir yardım şeklinde Amerika'ya taraftar olursak ve bunu Doğu
İlleri Kongresi, Millî Kongre, bir istek gibi telgrafla hükûmetimize
bildirirse, Wilson'un Amerikan Kongresi'ne karşı güzel bir dayanak
noktası olacaktır. İstanbul'da pek çok aydın bu görüşten yanadır
ve böyle bir şey hazırlıyorlar. Eğer Anadolu da yaparsa yararlı
olur diyorlar. Böyle olursa, Amerika'nın mandasından yararlanarak
öteki alçak düşmanları memleketimizden çıkarmak ve sonra yalnızca
Amerikalılarla karşılaşmak mümkün olur ve uğraşmak da kolay olur.
Bir de Amerikalılar bizi şiddetle suçluyorlar. Yani hükûmeti aşağılayıp
milletimizi de horluyorlar. Temsilcilerine İstanbul'dan çıkışını,
Paris'e gidişini, muhtıraları.... sonra diyorlar ki, Avrupa'nın
yapmaya cesaret edemediğini siz kabul ediyorsunuz. Söz gelişi,Avrupa
büyük bir Ermenistan kurulmasını düşünmüyor. Sizin sadrazam, Toros'tan
sınır veriyor, Ermenistan istiyor. Oysa, şimdiye kadar Amerikan
komisyonlarından hiçbirisi bile, buna olabilir demedi. Bütün raporlara
göre, Anadolu'da, Türkiye'de bir Ermenistan kurmak şöyle dursun,
muhtar ve bölgesel idareler bile oluşturmak mümkün değildir. Nüfusları
yok, toprakları yok. Bu yönetim müthiş bir askerî kuvvete dayandırılmazsa
olmaz. Ermenilerde bu kuvvet olamaz, Amerika bu lûtfu yapamaz. Öteki
devletler de buna tahammül edemez. Meğer ki, oraları zaptetsinler
ve barış yapsınlar, Bu da mümkün değil, Rekabet bunu engeller.İşte
İstanbul'un haberleri. Orada iyice düşünülsün : Epeyce zaman vardır.
Amerikan Kongresi hemen hemen Wilson'u dinlemek üzeredir.
2 - İstanbul'da büyük çapta temaslar var. Onun için Mustafa Kemal
Paşa genel bir emir verir mi? Yoksa İstanbul'un karar ve çalışmalarını
benimser mi? Bu çalışmaların amacı, milletin birliği, vatanın bütünlüğü,
istiklâl ve hâkimiyetin elde edilmesi! Eğer Mustafa Kemal Paşa buraya
genel bir emir vermezse ve kendisi hemen oradan Amerikalılar, İngilizler
ve diğer yabancılarla temasa geçmezse, tabiî burada faaliyet devam
edecektir. Belki; ters bir sonuç ortaya çıkabilir. Buna dikkati
çekerim. Bu rolü, siyaseti çok daha iyi yürüten bir Mustafa Kemal
Paşa'nın mücadelesine ve kuvvetine dayanmak ise , onun sözleri,
demeçleri, tavır ve hareketleriyle tutum ve söz olarak yalanlanmış.
3-Çolak Hüseyin Salâhattin iki yüzlü davranışını sürdürüyor. Sadık
Bey'in en gözde bendelerinden olan bu şahsın bir mevki sahibi olmaması
için ne yapılacağı düşünülüyor.
20' nci Kolordu Komutanı
Ali Fuat
Kara Vasıf Bey'e bildirilmek üzere verilen cevap şuydu :
Şifre Erzurum, 19.8.1918
Kişiye özel ve ivedi
20' nci Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa Hazretleri'ne
İlgi :17.8.1919
1- Sözü edilen Amerikan mandasının nasıl bir yardım sağlayacağının
dikkatli bir incelemeden geçirilmesi ve millî gayemiz açısından
bir yararı olup olmayacağının da hesaplanması pek önemlidir. İstanbul'da
çalışan grubun gayesi milletin birliği, vatanın bütünlüğü, istiklâl
ve hâkimiyetin elde edilmesi noktasında toplanmış gösterildiğine
göre, Amerikan mandasını kabul durumunda bu gaye korunmuş olabilir
mi?
2 - Millî isteklere bağlı kalmayan ve onlara uygun düşmeyen kararlar,
hiçbir zaman milletçe kabul edilemeyeceğinden, milletimizin ve vatanımızın
alınyazısını tayinde, millî vicdana tercüman olmaktan ibaret bulunan
görevimizi tam olarak yerine getirebilmek için, millî isteğin odaklaşarak
tek bir hedefe yönelmesini beklemeden hiç bir meselede yetkili görünmemiz
doğru değildir. Bundan dolayıdır ki,tarafımızdan yabancılarla olan
temas ve ilişkilerin, kongrenin kararlarına uyularak millet adına
yapılmasını tercih etmekteyiz. Tanrı'ya şükür, yurdumuzdaki millî
akımın pek çok gelişmekte, kökleşmekte ve güçlenmekte oluşu, bizleri
sürekli olarak bu noktaya doğru çekiyor ve davet ediyor.
3 - Şurası da gözönünde tutulmalıdır ki, memleket ve milletin alınyazısı
üzerinde Amerika veya herhangi bir devletle anlaşmaya yetkili olabilecek
bir hükûmet, ancak millî hâkimiyet ilkesini kabul ve milli bir meclis'in
varlığını benimseyerek ona dayanmayı gerekli sayan bir hükûmettir.
Bu takdirde, İstanbul Hükümeti'ni oluşturacak şahısların da mutlaka
bu vasıfları taşıması gerekir.
Burada bizce olduğu gibi oradaki çalışmalarınız da bu amacın sağlanmasına
yönelmelidir.
4 - Yakında kongre kararlarını öğreneceksiniz. Gözlerinizden öperiz.
Mustafa Kemal
Bir küçük bilgi daha vereyim. Sivas'a gelmiş olan gazeteci Mister
Brown(Brovn) ile bizzat görüşmeyi uygun gördüm. Karşısındakini kolaylıkla
anlayan çok zeki bir genç.
|