Bundan önceki yazılarımın bazılarında
özgeçmişim ve bugüne kadar nerelerde neler yaptığım
konusunda gerektikçe bilgi vermiştim. 36 yıl süre ile
İstanbul'da yaşayıp da, Keşan'a geldiğimde sessizlik ve
doğa beni huzurlu kılmış, mutlu etmişti. Evet Keşan,
İstanbul'a oranla çok daha sessiz, gürültüsüz ve
sakindi. Bunun dışında Keşan, doğa olarak da çok şanslı
bir coğrafyada ve bireye huzur veren bir konumdaydı.
Fakat bu sessizlik ve doğanın değeri gerektiği kadar
biliniyor muydu? Göründüğü kadarıyla hayır. Evet,
yukarıda da belirttiğim gibi, Keşan'a gelmekle mutlu
olduğumu söylemiştim. Asıl mutluluğum ise, Keşan ADD
üyesi olmak oldu. Gerçekten de bir ADD üyesi olarak
kıvançlı, mutlu ve gururluyum. Bu derneği anlatmak
ukalâlık olur. Çünkü, derneğin adı, ideolojik çizgisi
ile işlevinin aynası gibi. Onu anlayıp,
algılayamayanların, içinde bulunabilmeleri zaten olası
değil. Bu bağlamda ADD çok arı ve düzgün bir
yapılanmadadır. Bunun tersi düşünülemez. Derneğin adının
neleri red edip, neleri benimsediği çok açık ve net
olarak ortadadır. Keşan ADD'miz çok şey yapmak ve hayata
geçirip Keşanlılara her konuda yardımcı olabilmek için,
gerçekten çok yoğun ve özverili olarak yararlı uğraşlar
vermektedir. Kentin kültürel, sosyal, ekonomik ve
toplumsal yapısına, düzenlediği aktivitelerle katkıda
bulunmakta ve çevre sorunlarına çözümler üretmektedir.
Bu etkinlikleri burada uzun boylu yazarak, okuyanların
tepkisini almak istemiyorum. Ancak, yine de bir iki
kelime ile de olsa, ADD'nin ağaç diktiğini, burslar
verdiğini, konferans ve toplantılar düzenlediğini,
parklar ve bahçeler tanzim ettiğini, tanınmış bilim ve
hukuk adamlarını kentimize davet ederek, Keşanlılar ile
tanışmalarını sağladığını, vb... gibi, sıralayabiliriz.
Ben ADD'ye üye olalı 2 ay kadar oluyor. Yani henüz
yeniyim ve çalışmalarını tam anlamıyla
değerlendirebilmem olanaksız. Ne var ki,
"Görünen köy kılavuz istemez" örneğinde olduğu gibi,
burada da yapılanlar görülüyor ve objektif olarak
baktığınızda içimizden sadece alkışlamak geliyor.
Buraya kadar yazdıklarımla ADD'nin Keşan
ve Keşanlılar için, önemini vurgulamaya çalıştım. Eğer
bizler, yani tüm Keşanlılar ADD'nin bu çalışma ve
etkinlikleri nedeniyle, ona daha fazla sahip çıkmazsak
burada çalışanların motivasyonu düşebilir ve çalışma
arzulan da kırılabilir. İnsanoğlu yapmak ve yaratmaktan
haz duyar. Fakat karşılığını da bir şekilde almak ve
görmek ister. Bunu yapabilir, yani ADD'mizi yalnız
bırakmaz ve onu gönülden sahiplenebilirsek, daha etkin
ve üretken bir ADD, Keşan ve Keşanlıların gurur kaynağı
ve yüz akı olmaya, kuşkusuz devam edebilecektir. ADD'nin
sosyal ve kültürel boyutta daha etkin ve atılgan olması,
sadece çalışanlarına ve tümüyle yönetimine bırakılırsa,
varabilecekleri yerlere varma ve yerel sınırları
zorlamaları güçleşebilir. İşte burada görev bizlere,
yani Keşanlılara düşmektedir. Bunu nasıl yapacağımız çok
açık ve net olarak ortadadır. Buna rağmen kısaca
anımsatmak gerekirse, tüm Keşanlıların bu güzide
derneğimiz ADD'ne maddi ve manevi yardımda bulunmamız
gerekmektedir. Bundan kesinlikle kaçınmamalıyız. Çünkü,
ilçemizde çok sayıda hayırsever insanımız ve şükürler
olsun ki, yeteri kadar varlıklı iş adamlarımız vardır.
Benim önerim, ilçemize çok şeyler kazandıran ADD'nin
özlenen konuma kavuşabilmesi için, her Keşanlının bu
kuruluşa, olanakları ölçüsünde yardımcı olması ve bu