|
ÜÇ-DÖRT KUŞAK BİR ARADA
Adana'dan başladı türküler.
Türküler diyarı Urfa ile devam etti. Karadeniz'de
hareketlendi. Halk ozanlarıyla ciddileşti. Ege
türküleriyle efeleşti. Trakya türküleriyle salon iyice
ısındı. Türkülerimizden seçme eserleri koro ve solo
olarak yorumladı ADD Keşan Şubesi Türk Halk Müziği
Korosu.
Kültür Sitesi'ni kurmak ve
kütüphane inşaatını bitirmek konusunda acz içinde
olanlar görmeliydi üç-dört kuşak Keşanlıyı. Koroya
sazla eşlik edenler arasında on kata varan yaş farkı
vardı. Koroda türkülerimizi okuyanlara baktığımızda yine
üç-dört kuşak bir aradaydı.
Televole'lerde, High
Life'lerde, alem kralından Urfalı İbrahim'den,
Sulukule'li Sibel'den özel yaşamlarıyla ilgili olarak en
ince ayrıntısına kadar sergilenerek uyutulduğumuz bu
günlerde, güzel türkülerimizle bizleri günlük yaşamın
sıkıntı ve çekilmezliğinden alıp gerçeklere taşıyanlara
ve bu konuda emeği geçen herkese teşekkürler.
Salon her zamanki gibi
yetersizliği ile öne çıktı bu gecede. Kanı kaynayan genç
insanlar hareketli türkülerle birlikte yapmak
istedikleri oyunlarını oynayamadılar. Program bir an
geldi ve sonlandı. Bu gecenin yaşanmasında emeği en
fazla olanlardan biri olan Soner Velioğlu koro
ile birlikte ayakta alkışlandı.
Gecede iki saptamamı
sizlerle paylaşmak isterim:
Anne koroda, oğlu daha 10
yaşında saz heyetinin içinde. Baba koroyu yönetiyor,
kızı solo söylüyor. Bunlar birinci saptamam.
İkincisi ise koro ve şef
eller patlarcasına alkışlanıyorlar ayakta Tugay
Komutanımız Sayın Mustafa Tutkun'la birlikte,
adını bile bilmediğim üç dört yaşlarında bir minik
annesinin omuzlarında alkış yapmakta.
Gece müziğin evrenselliğinin
yanında bizim olan halk müziğimizin; ne yaş, ne meslek,
ne sınıf tanımadığını öğretmesi açısından çok önemliydi.
Havasızlık ve sıcaktan açılan pencereler salondaki
akustiği bozdu yine. Keşanlı yine yoğun ilgi gösterdi
geceye.
Kurtarıcı aradığımız bu
günlerde, büyük kurtarıcının işaret ettiği çizgiyi,
Keşanlıların üç-dört kuşak bir arada yaşatmaları,
umutsuz olanları umutlandırır umarım.
Cavit DENİZ
|