|
İRTİCA VE KUBİLAY OLAYI
Kubilay
kimdir?
Ailesi Girit'ten gelip, önce Adana Kozan'a, orandan da
Antalya'ya yerleşmişler. Kubilay 1906yılında dünyaya gelmiştir.
Katledildiği zamanda 24 yaşında idi. İlk öğrenimini Antalya'da, öğretmen
okulunu Bursa'da tamamladı. İlkokul öğretmeni olarak mezun oldu. Atatürk
ilke ve devrimlerine sımsıkı bağlı, çağdaş düşünceye sahip bir öğretmen
olarak Aydın'da ilk görevine başladı. 23 Aralık 1930'da yobazlar
tarafından şehit edildiği zaman Menemen'de yedek subay olarak askerlik
görevini yerine getirmekteydi.
Bugün Menemen irtica olayının 74. yıldönümü.
Sevinçli ya da acılı her yıldönümünde uzak-yakın bir geçmişi hatırlar; o
günlerin sevinçlerini, acılarını duyup duygulanırız.
Bugün böylesine anlamlı bir yıldönümünde anılarımızı
tazeliyor ve 74 yıl öncesine, 23 Aralık 1930'a, devrim şehidi Öğretmen
Kubilay'ın katledilişine ve sebebine dönüyoruz.
Ülke padişahlıktan, halifelikten kurtarılmış.
Yerine kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti, bütün çağdaş yenilikleri bir bir
uygulamaya sokuyordu. Akılcı bilimsel uygulamalarla her alanda kalkınma
hamleleri başlatılıyor, insanların geleceklerine daha güvenli, umutlu
baktıkları her hallerinden belli oluyordu. Bu aydınlanma döneminin böyle
sürmesi halinde, yobazların gerici düşüncelerine inanacak kimse
kalmayacaktı...
Şeyhler, müritler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladılar. İşte bu
sapık düşünceli kişiler, "şapka" giymeyi kafirlik, kadının "kara çarşaftan
sıyrılmasını bir başka gözle yorumladılar. Halkın dinî inançlarını sömüren
bu sapık kişi ve gruplar İzmir, Balıkesir ve Manisa yörelerinde
örgütlenmeye başladılar.
Amaç; çağdaş, genç Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak ve yerine
bir şeriat devleti kurmaktır.
Nakşibendi Tarikatı Lideri Şeyh Esat, Laz İbrahim'i
Manisa'ya baş halife olarak atadı. Laz İbrahim özellikle yaşları onaltı-onyedi
arasındaki çocukları "eğitim" adı altında toplayarak, Nakşibendi
Tarikatı'nı bu yörede yayma çalışmalarında bulunmuştur. Tarikat
toplantılarının birinde Giritli Mehmet, peygamberliğini ilân etmiştir. Son
toplantılarında Menemen'de gerçekleştirilecek gericilik olayının provası
yapılmıştır.
Artık her şey hazırdır!
22 Aralık 1930 gecesi, sabaha dek esrar alemi
ve zikr yaparlar. Sahte Mehdi Derviş Mehmet ve altı kişilik takımı sabah
saat altı sularında Menemen'e gelirler. Doğruca Müftü Camiî'ne giderek
içeri girerler. Esrardan gözleri dönmüş Cumhuriyet düşmanları, mihraba
asılı bulunan yeşil bayrağı ellerine alırlar ve halkı silahları ile tehdit
ederek eyleme katılmaya zorlarlar. Böylece yüz-yüzelli kişilik bir grup
haline gelirler. Sokağa çıkarak kendilerini "şeriat ordusu" olarak tanıtıp
herkesi kendilerine katılmaya ve birlikte hareket etmeye, kendilerine
katılmayanları öldürmeye başladılar.
Olay ilçedeki askerî birliğe ulaştığında, alay komutanı,
yedek subay Kubilay'ı bir manga askerle birlikte olay yerine gönderiyor.
Kubilay askerlerini meydan gerisinde bırakıp yobazlardan
teslim olmalarını istiyor. İşte bu anda gözünü kan bürüyen yobazlardan
biri ateş ederek Kubilay'ı yaralıyor.
Kubilay kendini can havliyle cami avlusuna atıyor ama O'nun
ölmediğini gören Derviş Mehmet torbasından bağ bıçağını çıkarıp Kubilay'ın
üzerine atılır ve başını gövdesinden ayırır.
Gözleri kin ve nefretle bürünmüş olan Derviş Mehmet, eline
aldığı Kubilay'ın kesik başını şeriat bayrağının dikili olduğu sopaya
geçirerek sokaklarda dolaştırıyorlar. Bu arada kendilerine engel olmak
isteyen iki bekçiyi de şehit ediyorlar. Olaya askerî birlikler müdahale
ediyor ve gözü dönmüş yobazlar öldürülüyor.
Kubilay olayı Cumhuriyet'e, Atatürk
devrimlerine ilk başkaldırı olmamış ve olmayacaktır. Daha sonraki
yıllarda, hatta günümüzde bile Cumhuriyet savunucularına karşı saldırılar
devam etmektedir. Ancak bu Cumhuriyet Türkiye'si Kubilay'ları, şehit verse
de, yerine yeni Kubilay'lar yetiştirecektir.
Adına Menemen'de bir anıt dikilen Kubilay'ı
74. ölüm yıldönümünde rahmetle anıyoruz.
ADD
Keşan Şubesi Yönetim Kurulu adına
Başkan Rıza DİNÇER
|