ADD KEŞAN ŞUBESİ
 
 
  ÇALIŞMALARIMIZ
 

  

 ANA SAYFA

Büyük Nutuk
Şubeden Duyurular
Çalışmalarımız
Eğitim Bursu
Atatürk Albümü
Fotolarla Şubemiz
Keşan Fotoğrafları
Atatürk'ün Hayatı
Devrim Tarihi
Atatürk Diyor ki
Anılarla Atatürk
Gizli Mektup
Neler Dediler
Yerel Basından

 

ADD Keşan Şube Başkanı Rıza DİNÇER'in Uğur MUMCU'nun ölüm yıldönümü ve Adalet ve Demokrasi Haftası dolayısıyla yerel gazetelerde çıkan yazısı

AYDINLARINI KORUYAMAYAN ÜLKE

24 Ocak 1993’te katledilen Uğur MUMCU      ile 31 Ocak 1990’da katledilen Muammer Aksoy’un ölüm yıldönümlerini belirleyen 24-31 Ocak günleri arası “Adalet ve Demokrasi Haftası”dır.

Çıkarcıya, vurguncuya, yobaza, teröre, bizi mahvetmek isteyen kapitalizme ve bizi köleleştirmek isteyen emperyalizme karşı savaşım verirken canından olan Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Abdi İpekçi, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu gibi topluma öncü olmuş kişiliklerle birlikte, düşündüğü için teröre hedef olmuş tüm aydınmacıları anıyor, çocuklarımızın, demokrasi ve adaletin kurumsallaşacağı bir ülkede yetişmeleri için güç birliğine çağırıyoruz…

Bir dava adamıydı Uğur, Kuvayi milliyeciydi. Tam bağımsızlıkçıydı. Gerçek bir Kemalist’ti.

Aydınlanma devrimini özümsemiş, ödünsüz bir devrimciydi.

Mumcu’nun düşünceleri bir mum gibi, yalnız kendi dibini değil, çevresini de aydınlatıyordu.

Erimiyor, bükülmüyor, tükenmiyor, üfledikçe parlıyor, söndürmeye yeltendikçe gözleri kamaştırıyor, karanlıkta çalışanları öfkelendiriyor, karanlık güçleri çileden çıkarıyordu.

O, yazar ve gazeteci olarak doğruları yazmayı ilke edinmişti. Medyada kimi gazeteci ve yazarların yeterince araştırma yapmadan, kolaycılığa kaçarak haber ve yazılar yazdığını görüyordu. Oysa kolaycılık aynı zamanda kimi tuzakları da beraberinde getiriyordu. Mumcu bu alanda “araştırmacı gazetecilik” ilkesini benimsedi. Yazılarında bu eleştirel düşüncesini şu sözlerle anlatıyordu: “Bilgi sahibi olmadan düşünce sahibi olunmaz”. Yazı ve kitapları, benimsediği bu ilkenin tanıkları oldu.

Dünyayı yönetenlerin hegemonyası; sermaye gücü ve devlet gücünün yanı sıra, geliştirip pazarladıkları düşünce ve değerler sisteminin gücüne dayanır. Toplumlar üzerinde, düşünsel anlamda hegemonik liderlik kurulduğu zaman, emekçilerin ve mazlum milletlerin farklı düşünce ve değerlere dayalı alternatif bir toplum arayışı geriler ve hatta ortadan kalkar.

Onun için her gün yeniden, bizlere, küresel pazarlarda ulus ötesi tekellerin egemenliğinin, özelleştirmenin, devletin küçültülmesinin, ticari ve mali serbestliğin ekonomide verimliliği nasıl arttıracağı, hizmet kalitesini nasıl yükselteceği anlatılır.

Onun için, Kemalizm’i ulusumuzun bilincinden silmek için kampanyalar açarlar.

Onun için, ulusal bağımsızlık yerine karşılıklı bağımlılık masalını, devletçilik yerine özelleştirmeciliği, halkçılık yerine köşe dönücülüğü beyinlerimize kazımaya çalışırlar.

Uğur Mumcu, “bizi mahvetmek isteyen kapitalizmin ve bizi köleleştirmek isteyen emperyalizmin”, her gün yeniden ve farklı biçimlerle, bizleri uyuştururcasına önümüze sürdüğü bütün bu görüş ve değerlere karşı geniş halk yığınlarının bilincidir.

Bu bilinci ve inancı öldürmek için Uğur’u öldürdüler.

Uğur Atatürkçüydü, Uğur Cumhuriyetçiydi, Uğur Laikti, Uğur antiemperyalistti, Uğur bağımsız Türkiye’den yanaydı, Uğur özgürlükçüydü, Uğur insan hakları savunucuydu, Uğur terörün karşısındaydı, Uğur yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıydı. Öyleyse, vurun-parçalayın Uğur’u. Her parçasından Uğur gibilerin ve O’nu aşacakların çıkacağını düşünmeden.

Mumcu işin kolayına kaçmıyordu. Siyaset-mafya-şeriat ilişkilerini çözmek istiyordu. Biliyordu ki bu ilişkiler ortaya çıkarılıp kaldırılmadıkça, ülkenin huzura kavuşması, anayasa ve hukuk düzeninin işlemesi olanaksızdı.

Uğur, sadece kendisi adına öldürülmedi. O, tüm kendisi gibi aydınlanma devrimcileri adına da öldürüldü. Esas hedef onun savunduğu ve temsil ettiği aydınlanma devrimi felsefesi ve tüm aydınlanma devrimcileri…

Yani saldırılan biziz. Kurşunlanan, bombalanan biziz.

Biz tarafız,

Çünkü saldırılan esas hedef, aydınlanma devrimi ürünü “Laik Demokratik Cumhuriyet” saldırısının asıl adı “Karşı Devrim Kalkışması”dır.                                                                                                                                         

Rıza DİNÇER
BAŞKAN
 ADD Keşan Şubesi Yönetimi Adına

 

 
 

ANA SAYFA

  Sayfa Başına Dön
  Görüş ve önerilerinizi addkesan@ttmail.com adresine yazabilirsiniz