|
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL MERKEZİ ve KEŞAN
ŞUBESİNİN AB ve ABD İLE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE ORTAK GÖRÜŞLERİ
AB hayalleri uğruna
Türk halkı
aldatılmaktadır. Ülke ve
ulusun tüm kazanımları
red ve inkâr edilerek, üyelik için her
ödün verilmektedir. Yarım yüz
yıldır kendi ekonomik kalkınma
modelini kenara iten, borçlanma
yöntemiyle ağır koşullar
yüklenen,, bağımsızlık ve egemenlik
değerlerinden gerilere düşen
bir Türkiye istemiyoruz..
"Ulusalcı", "Halkçı", devl etin
ve halkın haklarını koruyan özel sektör anlayışında "Devletçi" ve devrimci bir model
Türkiye'nin geçmişinde başarılarla
vardır. Cumhuriyetçi ve lâik bir çerçevenin
dışındaki saltanatçı ve teokratik
eğilimlere sırt yeren siyasal
iktidarların affedilecek yanı
yoktur. Türk ulusu, AB uğruna
uluslararası ölçekte küçük düşürülmüştür.
Bin bir siyasal, sosyo-ekonomik
ve kültürel ödünler verilerek
sağlanan AB ile müzakere serüveni tam
bir hezimetle
sonuçlanmıştır.
Cumhuriyet ve devrimin tüm kazanımlarını
heder edercesine açık bir baş eğiş
durumuna düşülmesi yakın tarihin
en büyük onursal felâketidir. Bu felâket
AB yolunda yaşanmaktadır.
Son hedef
olarak gösterilen "Lozan
Antlaşması"nın
hükümleri de çiğnenerek
"Sevr"e açılan emperyalist müdahale
yöntemi AB ve ardındaki ABD tarafından
başarıyla uygulanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin dışarılarda arayacağı
kurtuluş yol ve yöntemi
yoktur. Var olan ise Kemalizm'in
denenmiş, olumlu
sonuçlar vermiş ve evrensel örneksemelerle
değer olmuş utkusunda
saklıdır.
Kemalizm kesintisiz uygulanabilseydi,
bugün AB ülkeleri
ve ABD bize;
Azınlık
haklarını verin,
Ermeni soykırımını
tanıyın,
tazminatını ödeyin,
Barajlarınızdan komşu ülkelere
daha
fazla su salın,
Güney
Kıbrıs Rum Hükümetini,
Kıbrıs'ın
tamamının hükümeti olarak
tanıyın.
Ülkeniz
topraklarında neyi ekip
neyi
ekemeyeceğimize biz karar vereceğiz,
diyemeyeceklerdi.
Çünkü;
Kemalizm sayesinde ekonomik,
sosyal, kültürel ve her alanda ülkemiz
bugün, en gelişmiş ve en çağdaş
ülkelerin üzerinde olacaktı. Bu tür birliklere
girmemize, girebilmemiz için
kendimizi paspas yapmamıza gerek
dahi
kalmayacaktı.
Ülkemizi
kalkındırabilmek için başkalarının
bizi yönetmesine, çekip-çevirmesine
gerek yoktur. Geçmişimize,
özümüze, Kemalizm'e dönmemiz ve
geçmişte uygulandığı şekilde uygulamamız
yeterlidir. Böylece onurumuzu da kurtarmış oluruz. |